7. Koğuştaki Mucize Filmi


https://aynahikayesi.blogspot.com/2019/11/7-kogustaki-mucize-filmi.html


Masumiyet, Mucizenin Rahmi Olabilir Mi? 

Vizyona yeni giren filmler dolayısıyla, Kasım ayı sinema yazımın, gösterimde olanlardan birisi olmasına karar verdim. Öncelikli tercihim komedi üzerineydi. Fakat 7. Koğuştaki Mucize Filmi hakkındaki medyadaki duyumlarım sonrası kayda değer bir film olduğuna karar verdim. Fakat bir sorun vardı ki; ben, empat diye nitelendirilen bir sınıfa dahil olduğumu düşünüyorum. Tabii ki herkesin empati yeteneği var ama, benim gibi aşırı hassas olanlara bir uyarıyla başlayayım; bu filmi, film süresince ağlamaya hazırsanız izleyin!

Bu özelliğimi bildiğim için üzülmeme neden olacak ne varsa uzak durmayı tercih ediyorum. Bu bir kaçıştan ziyade, kendimce kendimi koruma yöntemim. Velhasıl, filmin ilk yarısında sinemadan çıkıyordum ki, inatçı yanım girdi devreye bu defa. 'Aytül, başladığını bitirmelisin!' diyen iç sesime uyup bıraktım kendimi sinema koltuğunun kollarına. Artık kaçış yoktu. O dakikadan sonra, bunca göz yaşıma değecek bir mucize bekler oldum. Sonlara yaklaştıkça umudum azaldı. Bu kadar üzücü bir film, bir de kötü sonla bitecek ve dışarı çıktığımda o son duygunun tesirinde kalacağım diye bir sonraki anın kaygısına girmişken, neyseki yanıldığımı anladım. Bu etkileyici film, mutlu sonla bitiyor. Hayır, hayır spoiler falan vermiyorum. O spoiler zaten filmin isminde var ;)

Film, Güney Kore yapımı 'Miracle in Cell No 7' adlı filmden, aynı adla uyarlanmış. Fragmanı da oldukça etkileyici olan film, masumiyet sembolü denebilecek bir babanın dramını anlatıyor. Haksız yere suçlanan, kızıyla aynı zeka yaşına sahip bir baba ve küçük kızının hikayesi. Açıkçası izlerken delice bir arzu geçti içimden. Herkes, deli diye tabir edilen bu insan gibi olsaydı keşke dedim. Delilik buysa, keşke hepimiz deli olsak. Bütün öğretiler an'ı yaşamayı söylemiyor mu? Gelecek kaygısı ve geçmişin hüznüyle yaşayıp, an'ı kaçırmıyor muyuz biz akıllılar? Hesapsızca ve sadece sevgi yasalarınca yönetilen bir deliler dünyası hayal etmeden yapamadım. Babayı yani Memo'yu canlandıran Aras Bulut İynemli, karaktere hakkını vermiş. Çukur dizisini ucundan kıyısından izlemiş olanlar bilir, orada canlandırdığı karakter de deli denemese bile, çılgın bir adam. Bir oyuncu her rolü oynayabilir tabii ki ama, açıkçası oyuncuların yansıttığı her karaktere kendilerinden çok şey kattıklarını düşünüyorum. Sanki tesadüfi değil de, sende olanı dışa vurabileceğin roller seni buluyor gibi geliyor bana. Ya da, daha başarılı ve etkili sonuçlar bu tip rollerle çıkarılıyor. Aras Bulut da bu düşüncemi destekleyen bir oyuncu. Kesinlikle biraz deli ve iyi bir adam izlenimi verenlerden :)

Babaanne rolünde, Vatanım Sensin'de yine babaanne olarak izlediğimiz usta oyuncu Celile Toyon yer alıyor. Kendisi zaten yoruma bile gerek olmayan şahane bir iş çıkarmış. Baş rolde Memo'nun kızı Ova'yı canlandıran küçük bir kız var. Nisa Sofiya Aksongor, yaşının ötesindeki çocuk oyunculardan. İlker Aksum, Deniz Baysal, Mesut Akusta, Sarp Akkaya'nın da son derece başarılı birer oyunculuk sergilediği filmin yönetmen koltuğundaysa Mehmet Ada Öztekin oturuyor. 

Film 1983 yılında geçiyor ve 80 darbesi sonrasının izlerini taşıyor. Dönem, filme her yönüyle gayet başarılı yansıtılmış. Gücü elinde tutan askeri yönetim özellikle dikkat çekiyor. Ve bu noktada bence asıl ana fikre değinmek gerek; yasa da kanun da -her şeyden önce- hakikat ışığında parlayan vicdandır. Filme ismini veren koğuş sahneleri, suç işlemiş kişilerin bir çocuk karşısında nasıl kendi kendileriyle vicdan hesaplaşmasına girebildiklerini ortaya koyuyor. Bana kalırsa, çocuğu yaralamadan durumu açıklayabilmek adına, orada bulunma sebeplerinin hastalık olduğunu söylemeleri, en etkili bölümlerden biriydi. Ve masumiyet, bir koğuş insanı iyileştirebiliyor! Belki hayatın sır gibi görünen, oysa en basit yoludur bu. Belki insanlığın çürümüşlüğünün ilacıdır. Bir panzehir belki... Ya da masumiyet, mucizenin rahmi olabilir mi?

7. Koğuştaki Mucize, her ne kadar benim gibi dramdan uzak kalmaya çalışanları başlangıçta tedirgin etse de, duygu havuzunda yüzdürebilen bir film. Göz yaşları, sadece masallarda ya da filmlerde dönüşmüyor inciye. Hayat, her zaman dönüşümlere gebe. Dilerim ki her birimizin hayatı, kolaylıkla ve mutlulukla akarken bulsun mucizeler bizleri. Tek rehberimiz vicdan, yani kalbimiz olsun. Delice masumiyetin hüküm sürdüğü, mucizevi bir dünya dileğiyle... 



Not: (Ben dileğimi evrene bıraktım. Unutmayın ki mucize dediğimiz şey, imkansızlığına inandığımız anda, olanlardır. Belki yüzyıllar sonra, belki de yakında, kim bilir?.. Olmazsa zaten olmaz. Ama, ya olursa😉)




Aytül Örcün Laçin



7. Koğuştaki Mucize Filmi 7. Koğuştaki Mucize Filmi Reviewed by Aytül Laçin - aynahikayesi.blogspot.com on Perşembe, Kasım 21, 2019 Rating: 5

16 yorum:

  1. çok met ediliyor inşallah izlemem nasip olur
    tanıtım ve inceleme için editöre teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. "Filmi izlemedim ama sayenizde izlemiş kadar oldum" klişesine şöyle elimin tersi ile vurup duvara yolluyorum izninizle. Şu yazıyı okuyup böyle bir yorum yapan olursa kalbini kırarım.

    Yazınız film yorumundan çıkmış adeta sanatsal bir çalışmanın analizi oluvermiş sanki. Berlin, Venedik veya Cannes film festivallerinin hani o cevval film eleştirmenlerinin festival öncesi yaptığı film eleştirilerinden adeta biri olmuş. Edebi bir eserin önsözü olmuş bilhassa.

    -Ya masumiyet, mucizenin rahmi ise,
    -masumiyetin koca bir koğuşu iyileştirebilmesine,
    -Göz yaşları, sadece masallarda ya da filmlerde dönüşmüyor inciye,
    -Gelecek kaygısı ve geçmişin hüznüyle yaşayıp, an'ı kaçırmıyor muyuz biz akıllılar?

    filmin anafikrini temsil eden satırları okurken ne diyebilirim bilemedim. Bir film ancak bu kadar samimi duygularla yorumlanabilir, felsefe ile harmanlanıp, salt hayata ve umuda olan bağlılığımız ile yoğrulup okura servis edilebilirdi.

    Bir film incelemesi eğlendirmeli, ikna etmeli ve bilgi vermeli; aynı zamanda filmin hikâyesini çok fazla açık etmeden de orijinal bir fikir vermeli. Hepsini buldum ben bu yazıda. Kutlarım Aytül hanım.
    Çok sevdim çook...
    film gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Taner Bey, bir gün bir kitabım olursa, arka kapak yazısını sizin yazmanızı inanın çok isterim. Bir film analizinin ve analizcisinin analizi ancak bu detaylarla yapılabilir. O yüzden asıl ben sizi kutlarım. Film incelemelerinde olması gereken ve gerekmeyen detayları seçişimdeki tercihlerimin bu kadar ayırdında olmanız çok etkileyici gerçekten. Blog yorumlarından seni en çok mutlu eden 3 yorumu yaz deseler kesinlikle sizinki bu 3'te olurdu ;) Çok çok teşekkür ederim.

      Sil
  3. inanç olmadan yaşanmaz, mucizeyi umut etmeden olmaz..

    YanıtlaSil
  4. Aras Bulut İynemli hakkındaki yorumunuza katılıyorum. Sizin değerledirmenizi okuduktan sonra mutlaka seyredeceğim. Teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vizyondaki seyredilesi filmlerden biri ve Aras Bulut da çok iyi oynamış.Ben teşekkür ediyorum Osman Bey:)

      Sil
  5. İçim dışıma çıktı izlerken ama pişman değilim...
    İyi ki izlemişsin sende...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Al benden de o kadar canim :) Bugün de Naim Süleymanoğlu'nu izledim yazıcam yakında. Onu da özellikle tavsiye ederim.

      Sil
  6. Film hakkındaki yorumlarınız okuyanı filme çekiyor. Özellikle filmin dönemi iyi yansıtmış olması ilgimi arttırdı. Ders alınması gereken ve bir çok acıyı içinde bulunduran bir dönem 80 darbenin hemen sonrası. Bir çok dönem fiminde ya da dizisinde başarıyla yansıtıldı bu dönem. Anı yaşamak, anı kaçırmamak adına çok önemli. Zira bizler geçmişi anarken anı kaçırıyoruz ta ki bu an da artık geçmiş olup anılmaya değer hale gelinceye kadar. Oysa an gükümsetmesiyle de ağlatmasuyla da yaşanılası. Film bir koğuşun yansımasından çok daha fazlası anladığım. İlk fırsatta izleyeceğim, teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Film dönem filmi olsun diye çekilmemiş ama, dönemin yaşananları da es geçilmemiş. Dediğiniz gibi ismi 7. Koğuş olsa da film boyu tek odaklandığınız bir an önce o mucizeyi görme isteği oluyor ;) Umarım izler ve siz de bir değerlendirme yaparsınız. Çok teşekkürler katkınız için.

      Sil
  7. kore orijinalinde çok ağladım yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için fark etmedi orjinal olması her halikarda salya sümük haldeyim :))

      Sil
  8. Ben izlemedim tabii tüm Türk filmlerine ulaşamıyorum maalesef bize recep ivedik gibi saçma filmler geliyor 😂. Ama bloglarda okuduğum kadarıyla beğenilmiş 7.koğuştaki mucize 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel ve etkileyici bir filmdi. Öte yandan, internete düştüğünde izlesen de pek bir şey kaçırmış olmazsın canim ;)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.