İçinden Geldiği Gibi Mi Yaşıyorsun?



https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2017/02/icinden-geldigi-gibi-mi-yasyorsun.htmlYıllar önce spikerlik yaptığım zamanlardı.Kasetle çalışıyoruz o dönem.Radyoda aynı zamanda, hem dj, hem programcı, hem de herşeyiz aslında 😊 Neyse, radyo anılarımı ara ara yazmayı düşünüyorum.Ama şimdi bahsedeceğimiz, yaptığım programlardan birinin ismine dair; "İçimden Geldiği Gibi". Niye programın ismi "İçimden Geldiği Gibi" ydi?.. O sıralar Kayahan'ın aynı isimdeki şiirini çok severdim.Çok da çalardım.Çalmak da nasıl bir sözdür :) İçimde bir yerlerde varlığını hissettiğim aktivist özgürlükçü ruh, bu şiirden çok, şiirin ismini severdi.Aslında günlük hayatta çok kullandığımız, ama pek uygulamadığımız bir cümle olmasıysa pek bir manidar.,


Az önce çok sevdiğim arkadaşımla sohbet ederken konu, hepimizin zaman zaman kendimizi kastığımıza geldi bir şekilde.Çünkü içinde yaşadığımız toplumda, uymamız gereken kurallar var.Kurallar ne ölçüde olmalılar diye soracak olursanız, vicdan ölçüsünde derim.Çeşitli görüşlere açık bir konu tabii ama, en nihayetinde bu benim fikrim.En önemli kural bana göre; hiç bir canlının, kendisine veya başka bir canlıya zarar vermemesidir.Her koşulda, yaşamın kutsalsıllığına inanıp, bunun için çalışmasıysa, en büyük erdem.Bunları başarma isteği içinde olanlar içinse, ihtiyaç kalmaz kurallara.Zaten, en olası kurallarla yaşarlar.Sevginin doğurduğu bu kurallar, kendisi girer hayatın içine.


Para kazanma zorunluluğundan dolayı -içinizde fırtınalar koptuğu anlarda bile- gülümsemek zorunda kalmadınız mı hiç? Ya da -çocuğunuz üzülmesin diye- gözyaşlarınız içinize akarken, gülümsemediniz mi? Madde ve mana varlığımız birbirinden beslendiğine göre, birilerini kırmamak için bile olsa, hissetmediğimiz gibi davranmaz mıyız en masumane yanıyla?

Küçük Emrah filmlerine gitmesin aklınız ama, bir sahne canlandırın gözünüzde şimdi.Bana göre en dayanması güç acı, bir çocuğun acı çekmesi karşısında çaresiz kalmaktır.Bir başka insana ihtiyacı olmadan yaşayamamasından dolayı.O yüzden başrol oyuncumuz bir ebeveyn olsun.Anne ve babası o çocuğun temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak zorunda değil midir, taa ki, kendi kendine yetebileceği zamana kadar...Peki paranın kölesi edildiğimiz yaşamımızda hissettiğimiz gibi davransak sahibimize ihanetten cezalandırılmaz mıyız? Gel de efelen bakalım patrona, müşteriye."Müşteri her zaman haklıdır" diye bir sözümüz bile var.Filmimizdeki ebeveyn, sırf çocuğunun karnını doyurabilmek için susar haksızlıklara. Gerçek duyguları örter tüm mecburiyet maskeleri.Davranamazsın İçinden geldiği Gibi...

Ya da bir başka senaryo yazalım.Kendini olduğu gibi kabullenememiş birisi olsun bu defa başrol oyuncu.Şu yeni nesil konuşma tarzında yayvan konuşan tikicanlardan biri yani.Özünden kopmuş, kendini unutmuş, başkalarının benzetmelerinde kaybolmuş biri.Bir içi kalmamışsa, nasıl içinden geldiği gibi yaşayacak? Ebette o olması gerektiğini zannettiği, ama hissetmediği şekilde yaşayacak.

Senaryolar da bir sürü, gerçek hikayelerimiz de.Hatta hepimizin hayatında, bu hissetmediği gibi davranma durumunda kalmışlığı vardır.En masum sebeplerle olsa bile...Ya, yaşamın doğallığında doğan sevginin doğurduğu kurallar?.. Hayatı kendimiz için zorlaştırmaktan hiç vazgeçmeyecek miyiz? Siz de 1 dakikanızı da kendinize ayırın ve gözlerinizi kapatıp düşünün hadi.İçinizden geldiği gibi, -tabii yaşama saygı kurallarını unutmadan- yaşayacak olsaydınız, nasıl bir hayatınız olurdu?..
İçinden Geldiği Gibi Mi Yaşıyorsun?  İçinden Geldiği Gibi Mi Yaşıyorsun? Reviewed by Aytül Örcün - Ayna Hikayesi on Salı, Şubat 21, 2017 Rating: 5

28 yorum:

  1. Birbirinden güzel, bir o kadar da hayatın içinden senaryolar. Yazını okuduktan sonra durup düşündüm de bir çokları gibi ben de içimden geldiği gibi yaşayamıyorum sanırım. Kalemine sağlık canım❤️ Herkesin okuyup, kendini sorgulaması gereken bir yazıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim teşekkürler.İçinde yaşadığımız toplum ve sürekli oluşturmaya çalıştığımız şartlar maalesef içimizden geldiği gibi yaşamamıza izin vermiyor.Okuyan gözlerine sağlık İlknurcum.

      Sil
  2. Zor bir soru sormuşsun Aytül'cüğüm, bu arada dc'lik radyo spikerliği yaptığını bilmiyordum anılarını dinlemeyi çok isterim. :) ıssız bir adada olan biri ancak herhalde içinden geldiği gibi yaşayabilir, yani öyle bir dönemdeyiz ki, içimizden geldiği gibi düşünmeye, yazmaya korkar olduk:( ne diyeyim??? :)
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canim ;) Anılara arada yer vermeyi düşünüyorum.Haklısın, elalem ne der kaygıları yetmezmiş gibi düşünmek bile suç.Allahtan yaşamak henüz suç sayılmıyor ;)

      Sil
  3. Özümüzün farkında olmadan çoğumuz maskeli yaşıyoruz.Güzel bir farkındalık yazısı...Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Yurdagülcüm.Beğenmene sevindim.

      Sil
  4. İçimden geldiği gibi yaşıcak olsaydım.Gece gezebilmek,bisiklet motor binebilmek,futbol oynamak,dağ tepe demeden gezmek isterdim.Ama türkir gibi bir yerde bayan,özellikle evli bir bayan olmanın getirdiği sorumluluklar çok fazla olduğundan yerimizde sekiyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında içinden gelenler hiç de garip değil.Gece gezmek biraz sıkıntı yaratabilir ;) Bisiklete motora binmek, futbol oynamak aslında artık bayanların da yaptıkları arasında.Ama dediğin gibi; "evli bayan" şunu yapmalı, bunu yapmamalı şeklinde oluşmuş olan yargılar da biz kadınların istedikleri yaşam biçiminden farklı yaşamalarına neden oluyor."Elalem ne der" li cümleleri aşmak için biraz daha çaba vermeliyiz galiba.
      Konuya başka bir yönden de bakmış olduk sayende.Samimi yorumunla katılımın için çok teşekkürler canim ;)

      Sil
  5. Ahhh ne guzel olurdu. birak yaşamayı konusamiyoruz bile Aytülcüm.eline yüreğine saglik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Korkutularak yönetile yönetile ölçüp tarttıklarımıza harcıyoruz üretmeye harcayacağımız enerjinin çoğunu..Canimm senin de yüreğine sağlık.

      Sil
  6. Hiç birimizin istediği gibi bir yaşam sürdüğünü sanmıyorum. Mış gibi yapıyoruz. Yani kendimizi bile kandırıyoruz. Bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dobra Berfincimm ;)
      Yorumunu okuyunca, kendime karşı -mış gibi neler yapıyorum diye düşündüm.Elimizdekilerle mutlu olmaya çalışmak, aslında olmasını istediklerimize sahip olmadığımızı gösteriyor.İsteklerimiz doğrultusunda, ne kadar elimizdekileri çoğaltabilirsek, bi o kadar da "içimizden geldiği gibi"ye yaklaşırız belki.Ama önce para, hemen ardından toplum baskısı engel oluyor.Parayı çoğaltamasak da, toplum baskısını azaltabiliriz umarım ;)

      Sil
  7. Aytüül o tikican kısmında nasıl güzel yazmışsın öyle içi yok ki kendi gibi davransın. ben hep şunu diyorum canım maskeleri geçiriyoruz benliğimize ve artık biz biz olamıyoruz. aslında ne sen sensin ne de ben ben. bir biz var bizden içeri ama maskler çok sert geçemiyoruz :) süper yazmışsın ben yine düşüneyim. kızz senin yüzünden filozof olcam yakında ben her geldiğimde düşünüyom yahuu :D ❤❤❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;)) İlahi Derya yaa, ne neşeli hatunsun sen ;) düşün düşün yoktur işin ;)
      Blog ismimi seçerken sürekli aklımdaki cümle, "Bir ben var bende benden içeri" cümlesiydi.Aslında bir nevi içimden geldiği gibi de denebilir.Maskeler sadece koruma görevi görsün.Bendeki benlerimiz hep eşlik etsin yaşamlarımıza.
      Tamam tamam sustum ;) Filozof olcaz az kaldı ;))

      Sil
  8. İçimden gelene en yakın şekilde yaşadığımı söyleyebilirim Aytül hanımcığım.Ne zaman başladın dersen ,otuz beşte başlayabildim,kırkta korkusuzca yaşar oldum.Dediğin gibi başkasının alanına girmeden,kim ne der diye düşünmeden istediğime en yakın halde yaşıyorum.Ama kırk yaşına gelene kadar çektiklerim için de kendime isyan ediyorum.Bizim gibi bir ortadopu ülkesinde kırkından önce bunu başarmak çok zor,bunu da kabul ediyorum.Bir kadının bu ülkede,benim,diyebilmesi için maddi özgürlüğünün ve belli bir yaş birikiminin olması gerekiyor işte.Eline sağlık,güzel bir hatırlatma oldu 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oleyy nihayet umut verici bir durumla karşılaştım ve çok sevindim Sevdacımm ;)
      Kesinlikle her cümlene katılıyorum.Bilgi ve maddiyat olmadan özgürlük de olmuyor malasef.Ütopik olarak, herkesin eşit haklara olduğu bir dünyada yaşıyor olsaydık zaten içimizden geldiği gibi yaşamamıza engel kalmayacaktı.Ne yazık ki gerçekler böyle değil.
      40 tan itibaren korkularımızın gereksizliğini anlıyoruz belki.Tam istediğimiz gibi değil belki ama, istenene en yakını yakalamak, işte bu harika!

      Sil
  9. İçimden geldiği gibi yaşamaya çalışıyorum ben ama mutlaka sınırlamalar oluyor imal zorunda kaliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindirici yanıtlardan biri de seninki olmuş sevgili Kadriye ;) Sanırım kendimize koyduğumuz sınırlar, yine topluma uyum sağlamak adına oluyor.Bu güzel kısmı.Bir de uyum sağlamak adına, inandığımız değerlere aykırı şekilde yaşamak var ;) Teşekkürler, sevgilerimle...

      Sil
  10. En iyisi inzivaya çekilip,uzak kalmak...!

    En güvendiğin kişilere bile zaman zaman üzülmesin diye,maskeler takarız,eninde sonunda...
    En zor olanıda, (patron-müşteri mevzusu ) Allah kolaylık versin yapmak zorunda kalanlara.
    Yapmak zorunda kaldığım bir kaç ay olmuştu.Akşam eve geldiğimde sürekli midemin ağırdığını ve kusmalara başladığımı hatırlarım...

    Sanal alemde de öyle değil mi.Maskesiz takılmak için yazanlar.
    Maskeler takarak yazanlar...

    Maskesiz günlerimiz çok olsun Aytül-tül-tül-tüllll.incesi arkadaşım.
    İçimden gelen sana bu inceliği yakıştırmak ve sana da çok yakışıyor,yazılarından da hissediyorum ne güzel.
    İşte örneğin bu iltifatı yakından tanıdığım bir akrabaya arkadaşım sandığın birine,bir kaç kez içimden geldiğinde söylesem bir süre sonra,bu kişinin ( Kıçı kalkıyor bir havalarda )
    Haydaa..!diyorsun bu iyi şeyleri bile bir süre sonra yapmak istemiyorsun.

    Hazmetmek doğal karşılayıp bunun keyfini çıkarmak herkesin harcı değil maalesef.
    Öptüm seni maskesiz yani RUJ sürmeden...MUCUUK...! Yeter mi..?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yüzden yalnızlaşıyoruz belki de... Taktığımız/takmak zorunda kaldığımız maskeler bizi yordukça, sevgiyi bulabileceğimiz maskesiz birilerini arıyoruz.Ve ruha maske takılmıyor.Maskesiz sığınağınımız yine kendimiz oluyoruz.
      Tüllü bölüme bayıldımmm ;) Çok teşekkür ederim.İşte kalpten hissetmek diye ben buna derim ;) Maskesiz ...
      Ben de kocaman öpüyorum seni ama, rujsuz ;)

      Sil
  11. Yazı muhteşem olmuş! Konu bir okadar özel... Ben de üniversite bittiği anda bu soruyu sordum kendime. Şimdi geriye bskinca düşündüğüm tek pişmanlığım keşke daha erken sorma lütfuna erebilmek oluyor. Hayat gercekten kısa! Senin evrenin sana ait. Değerini bilip, tadını almalı her hücren... Ne çok ani hatırlattı bu yazı... kalemine sağlık canım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jess, canimm, nasıl mutlu oldum anlatamam :)
      "Senin evrenin sana ait.Değerini bilip, tadını almalı her hücren" işte bu cümle tüm yazıyı özetlemiş.Harikasın! Kızım için hazırladığım bir doğum günü yazısı var gününü bekliyor.Bu cümleyi o yazıma ekliyorum haberin olsun ;)

      Sil
  12. İçimizden geldiği gibi yaşamak için ne çok engel var aslında önümüzde Aytülüm 😶. Ama yinede kendi çapımda gençliğimi çokta toplumun kurallarına takılmadan kendi kurallarımla yaşadım belki de içimden gelenler çok çılgın olmadığı için yaşamak daha kolay oldu 😀. Tabii bunu büyük ölçüde aileme de borçluyum 😊. Yapmak istediğim her şeyde özgürlük ve destek vardı. Evlenincede pek değişmedi durum ama çocuklar doğunca o içe de bir sınır geldi her anne gibi. Şimdi çocuklarım içlerinden geldiği gibi yaşasın diye çaba gösteriyorum 😊. Tabii ki içimden geldiği gibi yaşıyorum diyorsam her yaz 5 yıldızlı otelde tatil yapamıyorum. Bak şimdi ne kadar içimden gelsede karayiplerede gidemiyorum 😀. Yani cepte o kadar para olmayınca gidemiyoss işte ve sınırlar çekiyoruz istemesekte içimizden gelen hayallere. Ama bir çocuk acı çekerken karşısında çaresiz kalmaktansa biz içimizdekilere tel örgü çekelim, ne gam yeterki çocuklar acı çekmesin ve çıtalı uçurtmalarını içlerinden geldiği gibi gökyüzünde salındırabilsinler özgürce.
    Dip Not; Yurdagülün bloğunda izlediğim video da geçiyor çıtalı uçurtma çok beğendim ordan alıntı yaptım içimden geldi gibi 😊. Kurabiyeye öpücüklerimi sana sevgilerimi yolluyorum kocaman sarıldığımı hisset olurmu ❤💕❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah canimm, içimizden gelip de yapamadığımız maddi olanağa dayalı o kadar çok şey var ki ;) Gönüllü sınırlarımızla hissettiğimiz gibi yaşıyor olmak da güzel.Tabii para da bol olaydı iyiydi ;)
      Uçurtmaların yeri ayrı bende de.Gökyüzü salınan rengarenk uçurtmalarla süslensin, mutlu yaşasın tüm çocuklar.
      Benim tanıdığım, en içinden geldiği gibi sevgisini hissettiren özel kişilerdensin.Nasıl hissetmem sıcaklığını...Kurabiyem de ben de öpüyoruz çok sizi canimm.

      Sil
  13. Hayatin içinde mecbur kalarak uyguladigimiz roller var. Çogu zaman yalniz kalmayi seçiyorum bj yüzden. Meslekler insanlar veya dedigin gibi ailelerimizi üzmemek bizi buna iten. Radyo hikayelerini okumak büyük keyif verir 😊. Sevgiler canim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rollerden sıkılınca kendimize kaçıp yalnızlığı tercih ediyoruz genelde. keşke doğallığında yaşayabilse herkes.
      Radyo anılarını yazmaya daha bir heveslendim bak şimdi ;) Çok teşekkürler canim sevgiler benden de ;)

      Sil
  14. Aynı iş yerinde 10 yıldır çalışıyorum. 3 sene evveldi sanırım müdürümle ciddi bir kavgamız olmuştu işte o zaman çıkıp gitmek istemiştim ama üzerimde olan ev kredisi elimi kolumu bağlamıştı. Genelde içimnden geldiği gibi davranırım ama tıkandığım noktalar oluyor elbet.. Keşke hep yapabilsek bunu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi öyle kocaman ahhhhhhh diyesim geldi ki sorma :( Benim de 5 yılım o ev kredisi yüzünden robot gibi susup çalışmakla geçti.Maalesef bu tıkanmalar ömrümüzden aslında çok şey götürüyor.Ama özellikle maddi konularda elden gelmiyor bişey.Çok sevindim paylaşımın için, teşekkürler.Sevgilerimle ...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.