İyi Ki Doğdun Aden 😻


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/05/iyi-ki-dogdun-aden.html

İyi ki girdin hayatımıza Aden İzmir 💖😻🎉

Aslında adı Aden bizim sarı çocuğun. İzmir, göbek adı. Bana bir gün estiler; "göbek adı da İzmir olsun" deyivermiştim. İsmini Azra Kohen'in 'Aeden' adlı romanından dolayı koymuştuk. Hey gidi, neredeyse bir yıl olacak. Çünkü, minnak pisimiz bizimle yaşamaya, 15 Ağustos'tan itibaren başladı. Şimdi o ilk güne doğru gidelim. 😉


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/05/iyi-ki-dogdun-aden.html

Fotoğraf biraz dağınık çıkmış. Çünkü kıpır kıpır yerinde durmayan bir yavrucuk, evinde ilk gününü oyunlar oynayarak geçirdi. Hoş, sonrası da farklı devam etmedi ya :) Yaz günü ayaklarımızı örtmeden yatamadık geçen sene. Ne de olsa her an kıtlanmayla karşı karşıyaydık. Ayakları ısırıp kaçmaları az da olsa devam ediyor. Sadece, ısrarcı değil önceki gibi. Küçük bir ısırık alıp sonrasını bizim tercihimize bırakıp, atıyor kendini yerlere. Gözünün içine baka baka bir yuvarlanışı var ki, gel de oynama 😻

Bahçeli evde doğup büyüyenler bilir. Zaten evde bir sürü kedi cirit atar, gezinir ortalıkta. Benim çocukluğum da öyle geçti. Bir keresinde iki arkadaş, iki yavru kedi sahiplendik. En çok, Sezen Aksu'nun şarkılarını dinliyoruz o sıralar. Arkadaşım kedisinin ismini Firuze koyunca, benimki de Ünzile oldu. Kısa bir süre sonra da kaçtı gitti zaten. Rahmetli babam pek sevmezdi kedileri. Daha doğrusu o zamanlar kediler, çoğu kişi tarafından 'hırsız' özellikleriyle dışlanan, varlığı gereksiz hayvanlardı. Nerede kedi görsen "Pissttt!!  diyeceksin ki kaçıp, gelmesin bir daha. Evinde kendi kedileri olanlar da vardı ama, zaten kediler hep bizimleydi. O yüzden 80'lerin, 90'ların çocukları genelde kediden, köpekten korkan ve kovalayanlar olarak yetiştik. Ama açıkçası benim içimde kalmıştı. Kedim olsun besleyip seveyim istemiştim. Ne yazık ki, büyüklerin bu konuda cevabı hazırdı: "Kendi evin olunca alır bakarsın." 😞

Şimdi Aden'den bahsederken konu buraya niye geldi derseniz, ben kızıma aynısını yaşatmak istemediğimden, onun evimize kedi almasına izin verdim. Tabii ki bu başlarda böyleydi. Her yerinde tüylerin uçuştuğu bir ev geliyordu başlarda gözümün önüne. Öte yandan çocukluğum, 'kendi evin olunca yaparsın' söylemlerinden dolayı, bir an önce kendi evim olsun isteğiyle geçti. Oysa bir çocuk zaten kendi evinde yaşıyordur. Onun da, o alanda isteklerini gerçekleştirebilme hakkı vardır. Yeter ki o sorumluluğu alacak yaşta olsun.

İşte biz de, başlarda pek istemesek de, bu düşüncelerle Doğa'ya "Tamam" demek durumunda kaldık eşimle. Öğretilenleri sorgulamadan ve içime sinmeden kabul etmeme gibi bir huya sahip olsam da, bu konuda değişim zamanımın geldiğini henüz bilmiyordum. Fakat, Aden evimize girdiği andan itibaren, kedilere dair bütün bildiklerimi unuttum. "Evladımm" diye evcil hayvanlarına sarılıp öpenlerin ne hissettiğini anlayamıyordum mesela. Yani, işte, bir can o da elbette ama, o kadar zannediyordum. Hatta biraz da korkuyordum açıkçası.

https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/05/iyi-ki-dogdun-aden.html
Çizmeli değil, çizgili kedi ;)
Geldiği ilk günden gitti korkularım. Bu minicik, oyun oynayıp sevilmekten başka bir talebi olmayan sevgi yumağı, nasıl zarar verebilirdi ki... Bize değil ama, kendine zarar verebilir olduğunu gördüm sonra. Çünkü bizim küçük sarı şeytan(yaramazlık yaptığında böyle diyorum;)) , balkon demirlerinin bir dışından bir içinden geçerek adeta bir 'tığ battı' yapıyordu. Bir kuş mu geçti, atlayıp yakalayacak sanıyordu. Bu arada, balkon demirlerinin tepesine zıplamış oluyordu çoktan. Hepimiz yürekler ağızda geçirdik bir süreyi. Neyse ki, Aden'e çocukluk korkusundan dolayı pek de alışamamış olan komşum hemen buldu çözümü. Her ne kadar bir çok kedi sahibi bunu çok önceden akıl etmiş olsa da, bizim için müthiş bir keşifti. 😅 Hemen o gün, balkon kapısı ve pencerelere sineklik yaptırıldı. Şimdi balkona gözetim altında çıkmasına izin var sadece. Yine de huylu huyundan vazgeçmedi ya :)) Bir anda atlıyor demire fırsatını bulursa. O yüzden, ellerimi üzerinde tutuyorum o özgürce gezindiğini sansa da ;) Her ne kadar "Kediler 7 canlıdır olmaz bişeycik" diyenler olsa da, evin kiremitinden atlamayacak aşağıya yani. Az değil, 6. katta evimiz. Acemi ailelere kamu spotu: Lütfen balkon ve pencere gibi yerlerden onları koruyacak şekilde düzenleyin evlerinizi. 😉💙

Bak baak, bizim, "Evin içinde asla kedi ya da köpekle yaşamam!" diyen Aytül, tavsiye verir olmuş. Oldum valla😎  İnsan 40 yaşından sonra, hayatı boyunca hiç tatmadığı bir duyguyu öğrenince, böyle oluyormuş demek. Yine de onu hapsediyormuşuz hissinden kurtulamyorum bir türlü. Keşke kaçıp bir daha onu göremeyeceğimizden korkmasam da, bahçeye indirsem, oynasa özgürce. Kuşların peşinden koşup ağaçlara tırmansa. Sonra benimle eve dönse. Ama kediler malum özgür ruhlu hayvanlar. Köpekler gibi gezmeye çıkarılamıyor maalesef :(

Biz de onu çok sevdiği olta oyuncağıyla oynatıp bol bol seviyoruz. Benim yakışıklı oğlum, çepiş gözlüm(uykudan uyandığı zamanlarda;), topiğim, sarı çocuğum, süt oğlanım(miyavlayıp uyutmadığında 'seni hiç sevmedim süt oğlan' diyorum ;) tüy yumağım, pamucuğum O. 😻 Kızım henüz 13 yaşında olmasına rağmen "Evladımm" diye sevdiği için, ben de anneanne oluyorum. Biz Türkler nasıl deriz; 'anane' :) Hah işte ondan :))

Bu yaşamda, benim bambaşka bir duygudan daha haberdar olmamı sağladığın, ve varlığın için teşekkürler sarı çocuğum. İyi ki doğdun Adencim💖 Ve teşekkürler canım kızım. Hani hep derler ya, 'çocuğumla birlikte öğreniyorum, büyüyorum' diye. Seninle çoğaltıyorum özümdeki sevgiyi küçük Kurabiyem 💖

Tüyüne rağmen seviyorum seni, gülü dikeniyle sevdiğim gibi ananecimm 😍💕

https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/05/iyi-ki-dogdun-aden.html
İzmir efesi, Aden İzmir ;)

NOT :  💙Doğanın uyanışının simgesi olan bahar bayramı; Hıdırellez hepimize kutlu olsun. Herkesin dileklerinin gerçekleşmesi dileklerimle...




İyi Ki Doğdun Aden 😻 İyi Ki Doğdun Aden 😻 Reviewed by Aytül Örcün - Ayna Hikayesi on Pazar, Mayıs 06, 2018 Rating: 5

18 yorum:

  1. Kediler dünyanın en masum, en güzel canlılarından yalnızca bir tanesi... 69 günlük bir prens sahibi olan ben bunu rahatlıkla dile getirebiliyorum. Ancak dünyada o kadar çok hayvan zulüm görüyor, insanlar buna susuyor ki... İçim sızlıyor. Ben ne zaman sokakta kedi görsem, nerede uyuyacak, sert yerde uyumak rahatsız etmiyor mu diye düşünürken insanlar öylece geçip gidebiliyor artı artık bakımlarına da karşı çıkıyorlar. Kapılara koyulan su ve mama kaplarına zarar veriyorlar. Sessiz kullarla savaşlarına son vermemek için direniyorlar. Anlamak çok zor.

    Allah acısını göstermesin, nice güzel seneleri olsun Aden'ciğin... Zor, hastalık vb tüm durumlar insanı yoruyor. Çok zorlu,ölüme çok yakın yollardan geçtiğimiz için biliyorum üzüntüsünü...

    İyi ki doğmuş, var ol adeeeen...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sosyal medyada hayvanlara yapılan kötü muameleyi bırak izlemeyi, okumaya ya da bir an görmeye bile dayanamıyorum. Daha insanların birbirlerine gösterdiği vahşeti anlayamazken, bu kendi hallerinde masumlara nasıl ve neden vahşice davranırlar, onu hiç almıyor aklım. insan ırkının içinde böylesi bir kötülük potansiyelinin de olduğunu bilmek, her defasında dehşete düşürüyor beni. Neyse ki hayvan sevgisi son yıllarda daha çok insan tarafından benimsendi ve bu masum Canlara olan değer konusunda bilinç yükseldi. Biraz su serpiyor sadece.
      Senin küçük prensin de hoş geldi yuvasına Melissacım :) Çok teşekkür ediyoruz yorumun ve dileklerin için. Sağlıklı, mutlu yaşayalım hep birlikte. Sevgilerimle...

      Sil
  2. Mutlu yılların olsun sarı şekerlik:)))
    Bizim balkon da yaşlı bir asma vardı ilk yavruyken dalına çıkıp tırnaklarını törpülerdi BADEM ,sokak kedileri de zamanla oradan inip çıkıyor BADEM de bunu görüyordu. öğrenmesini engellemek için açıkçası istemeyerek de olsa azıcık korkuttum. tam gövde kısmın da tırnaklarını sürterken bir elimi kontrol amaçlı bir yanına koyup diğer taraftan hafifçe iteliyor gibi yaptım ,kuzum yaaa bir daha asla oraya çıkmak şöyle dursun BADEMi balkon da kucağa bile alamayız şimdi tırnaklarını keserken sandalyede nasıl panik oturduğunu bir görsen unutmadı:))) ama evin için de her yere inip çıkıyor:)))
    Bu sarı kediler diğerlerine nazaran fazlasıyla oyuncu bir kaç yıl sonra biraz durulur şimdi atlama zıplama zamanı. öpüyorum onu ıslak burnundan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Haticecim :)
      Hem nasıl oyuncu sorma :) Tabii ki oynasın zıplasın da endişelendiriyor işte eşek :) Senin Badem'i korkutma yöntemini denedim canim. Balkondan aşağı atar gibi yaptım korksun diye. Ne çare onu bile, adrenalinli bir oyun sandı herhalde, tık yok :) Bakalım dediğin gibi büyüdükçe sakinleşir herhalde. Biz de Badem'i öpüyoruz göbişinden canimm :)

      Sil
  3. Ne kadar da güzel etmişsiniz onu sahiplenerek. Benim de küçük bir kızım var. Kardeşimin ısrarı ile iki tanesini sahiplenmiştik. Biri bende kaldı diğeri kardeşimde. Ancak kedilerin öyle garip bir büyüsü var ki tüm korkulardan uzak tutuyor. İçimdeki en büyük yaradır 3.5 aylık iken korkumdan dokunamazdım bile (Kedilerden gerçekten de çok korkuyordum) Bir gece patisini emerken uyuduğunu fark edince içimde bir sıcaklık kucağıma aldım, o günden beri de bırakmıyorum. Maşallah çok güzelsin Aden. Buradan pati dolusu kucaklama gönderiyorum iyi ki doğmuş hayatınıza renk katmış. Sevgiler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz ablası, pati dolusu kucaklamanıza eşlik ediyoruz biz de :) Her şey bir şeye vesile oluyor. Benim bu duyguyu tatmama kızım, sizinkine kardeşiniz vesile olmuş. Çok da iyi olmuş :) Korkularımızın tümünün ortadan kalktığı bol patili hayatlarımız olsun. Öpüyoruz sizi çok :)

      Sil
  4. Aytül, bir harfi hesaba katmazsak Azra Kohen'in kitap tanıtımını paylaşıyorsun sandım. Seninki de ondan aşağı kalmamış ama:) Pek fiyakalı oturmuş yerine, doğum günü mumu, güneşi, kalbi de yanı başında. Onun yeri bayağı sağlam olmuş, gerisini siz düşünün:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sözler bunlar :) Aeden 'Aden' sözcüğüyle can buldu hayatımızda gerçekten de. O kitabın tanıtım yazısını kesinlikle yazmalıyım. Ama tembellik ediyorum biraz. Çünkü böylesi içeriği zengin bir kitap alelade yazılmamalı diye düşünüyorum. Çok teşekkürler sevgili Mukaddes :)

      Sil
  5. Çocukluğumda benim koluma başını koyup uzanıyordu basbayağı bir seksen. ikimiz birlikte uzanırdık bir süre. hayvanlarla haşır neşirlik rahatlatıyor insanı aslına bakılırsa. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem rahatlatıyor, bir o kadar da neşelendirip enerji katıyorlar hayata. Bunu 40'tan sonra anlayabilmek de ayrı bir duygu :)

      Sil
  6. Ama bu cok asil bir kedicik. Iyi ki dogmus 😍

    YanıtlaSil
  7. İyi ki doğmuş Aden :) İsmi de göbek adı da çok güzel.💞 O keyifli fotoğraflarını gördükçe bayılıyorum.Maşallah diyorum Aytülcüm.Kedilerin insana morel ve olumlu enerjilerini yaydığına inanıyorum.İki kedi besledim genç kızlığımda evimiz bahçeliydi.Onları kaybettikten sonra çok üzülmüştüm.Şimdi tekrar bakmaya korkuyorum.
    Sağlıklı,mutlu yıllarınız olsun Aytülcüm.💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim benim çok teşekkür ederiz. Gerçekten evde bebek olunca nasıl neşe getiriyorsa, kediler de öyleymiş. Çok komik halleri oluyor ;)) Ben de bu kadar alışınca kaybetmekten korkar oldum. Uzun yıllar sağlıklı yaşar umarım.Sevgiler Sibelcim...

      Sil
  8. Merhaba, Ortak Öykü Mim'inde sizi seçtim. Umarım öyküyü beğenirsiniz. Sizden gelecek devamı sabırsızlıkla bekliyor olacağım. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :)
      Hemen bakıyorum Öykümüzün son haline. Çok teşekkürler, sevgiler...

      Sil
  9. Aden benim romanımın baş karakterinin ismi... İstanbul da aşık olduğu adamın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz bloğuma :)
      Aden-İzmir ve Aden-İstanbul ne güzel tesadüf :) İlk fırsatta okuyacağım romanınızı.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.