"Fi - Çi" Dizisinin Ardından

https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/03/fi-ci-dizisinin-ardndan.html

Bu hikaye burada bitecek ve sen başlayacaksın.


Kimim ben?
Kimi görüyorsun?
Seni?..
Beni?.
İnsan nedir ki ?
Sperm, yumurta, et, kemik, kas, yağ... Büyük patlamadan kalma atomlar. Sürüngen atalardan miras DNA'lar. Yakan, yıkan, yağmalayan bir türün sıradan bir numunesiyim. Sefil ve muktedir. Çirkin ve kudretli. Acımasız ve şefkatli.  Yıkan ve kuran. Aptal ve bilge. Aç gözlü ve cömert. Varlıkların en yücesi. Ve en  korkuncu.  Unutan ve hatırlayan. Düşen yeniden kalkan.  Biten yeniden başlayan...

İnsan!
Ölen, ve aşkın küllerinden kendini yeniden yaratan.


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/03/fi-ci-dizisinin-ardndan.html

Bu sözler, Can Manay'ın dilinden dökülenlerdi. "Kimim ben?" diyen Can Manay, kim mi? Azra Kohen'in çok satan 'Fi-Çi-Pi' kitap üçlemesinden diziye uyarlanan  'Fi / Çi ' internet dizisini seyredenler yakından tanır kendisini. 'Çi' olarak ikinci sezonu devam eden projenin yapımını Ay Yapım, yönetmenliğini ise Mert Baykal üstleniyordu. Dizi, 2. sezonda muhteşem bir finalle sona erdi.

"Bir adam bir kadını sever ve dünya değişir. Ama, hayatı kökten değiştiren, aşkı değil, aşkına ulaşabilmek için cesaret edebildikleridir. O kişiye duyduğu aşkın acımasızlığında öylesine büyük fırtınalar başlatır ki, sonunda, dokunduğu her şeyi yıkar. Ve bazen... Hayatın kendini yenilemesi için önce, her şeyin yıkılması şarttır. Tutkunun peşinden koşanların, yanma pahasına ateşe uçanların ve acıdan geçerek süregelen yaşama karşı dik duranların hikayesi."

Bilindiği gibi, "Fi Dizisinden İzlenimler" adlı yazımda, bağımlılık yapabilir demiştim. Bende bağımlılık yapabilmiş demek ki, final yaptığı akşama kadar her bölümünü izledim. (Yazar, dizi hakkında bilgi ve 1. sezon dizisi "Fi" hakkında bilgiyi diğer yazımda bulabilirsiniz.) Şimdiye kadar izlemediyseniz, iyi oyunculuk, iyi kurgu, kaliteli yapım ve farklı bir hikayeyse aradığınız, izleyin derim.😉 Yazı, spoiler taşır gibi görünse de, bence taşımıyor. Sadece bana çarpıcı gelenlere dair ip uçları diyelim. Fragman ya da kitap arkasında olduğu kadar 😉

Can Manay'a dönecek olursak; Ozan Güven, rolünün hakkını veriyor. O kadar özdeşleşmiş ki Can Manay'la, Gora filmindeki Arif 216'nın O olduğuna inanası gelmiyor artık insanın. Neredeyse yüzde 90 kadını etkileyebilecek niteliklere sahip, ama tutkusuna tutuklu yaşayan, takıntılı biri.

Filmdeki kötü karakterlerin hiçbiri bizden farklı bir iç güdüye sahip değil. Herkes kadar kötü. Can Manay ve Sadık Murat Kolhan(Osman Sonant) karakterlerinde olduğu gibi. Dünya malı dediğimiz maddi olanaklara fazlasıyla sahip, tabiri yerindeyse 7 sülalesine yetecek parası olan, toplumda en üst statülerden birine sahip, yakışıklı sayılabilen... insanlar. Yani bunca gücün sahibi, yaşadığı günahı niye birine itiraf eder ki Sadık'ın Özge'ye yaptığı gibi... Neden küçücük bir bedenin ağır yükünü taşıyamaz olur? Çünkü, hala potansiyelinde var olan vicdanı geri kazanmak için, sahteliğinin farkında olduğu gücünü gözden çıkarabileceği motivasyonu bulmak ister.  İşte bu! Hakikate duyduğu aşkı bulur, aşık olduğunda. Yani; Özge Egeli'de(Berrak Tüzünataç). Aşka dair tüm ezberlerin bozulduğu bir aşktır bu. Sadık'ın gücüne rağmen "Seni hak etmedim henüz" diyerek aşık olduğu kadından uzak durabilen bir adam olması, biz kadınlar için cazibesini arttırdı sanırım.

Özge, marjinal bir gazeteci. Öyle marjinal deyince aklınıza mor saçlar gelmemiştir umarım :) Yani mor saçlara bayılırım o ayrı da, asıl marjinallik saç rengi değiştirmekle olmuyor sonuçta. Kendine özgü, öz güvenli, düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkan, akıllı ve iyi biri kendisi.


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/03/fi-ci-dizisinin-ardndan.html

Ve tabii, dizide Duru'ya hayat veren Serenay Sarıkaya. Final bölümünde Afife müzikalinden bir bölüm var ki, Duru'ya imrenmedim dersem yalan olur😊 "Sonunda yeniden ait olduğum yerdeyim. Aşktan da derin, hayatımın en büyük şansıydın. Beni öyle yolculuklara çıkardın, öyle yücelttin, yerin dibine soktun  ki, yolumu bulmama yardım ettin. Hepimiz evimizin yolunu unutmuş çocuklardık. Sen bize yeniden  yolumuzu gösterdin." diyerek Deniz'i(Mehmet Günsür) anlatıyor.

Hayatı boyunca insanlar beni görsün, fark etsin çabasının nasıl yıkıcı bir hırsa dönüştüğünü acı bir tecrübeyle gören Duru, tek derdinin annesi tarafından fark edilmek olduğunu anlar. "Beni yok sayan anneme bağıra bağıra, 'ben buradayım' demek içinmiş her şey " diyerek kendi gerçeğiyle yüzleşir. Duru bir nevi asıl gücün ne olduğunu bulur sonunda. Güç, her an öldürülme korkusuyla yaşamaktansa, korkunu öldürmektir. Baş dansçı olarak rol aldığı "Afife" müzikaline çıkmadan önce Deniz'e söyledikleri şöyledir Duru'nun: "Bu gece, bu sahneye çıkacağım.Ve ömrümce kalbime dokunan ne varsa her şeyi anlatacağım. Ve bu senin müziğinle olacak. Sen de varsın. Sen benim en güzel hikayemsin Deniz."

Deniz, dans okulunun müzik hocası. Hatta sadece öğretmen değil, çok iyi bir müzisyen.Naif olduğu kadar, mantıklı, sağlam bir karakter. Kişiye göre değişir elbet ama, genellemeden gidersek dizinin en yakışıklı ve en iyi karakteri demek hata olmasa gerek.

Dizide ilk bölümden itibaren bir çok ünlü ve başarılı konuk oyuncu da yer almakta. Ayrıca Bilge(Büşra Develi) ve Eti(Tülay Günal) de büyük rol oynuyor. Bilge, Can Manay'ın ders verdiği okulda psikoloji öğrencisiyken, kendisinin asistanı konumuna yükselir. Ama utangaçlığı ve çocuksuluğu devam eder. Eti'yse bence en gizemli karakterlerden biri. O yüzden bu karakter analizleri burada son bulmalı diyorum. Ne de olsa amaç her şeyi anlatmak değil. Yazdıklarım diziye dair benim etkilendiklerimin küçük bir kısmı neticede. Asıl, dizinin tamamını izlediğinizde, yeni duygu deneyimleriniz ve kendinize katacaklarınızla  tanışacaksınız!


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2018/03/fi-ci-dizisinin-ardndan.html


DİZİDEN AYTÜL'ÜN ÇIKARIMI ;)



  • Keşkem  'Afife' müzikalinde Duru'nun rolünü ben oynayabilseydim. 😈
  • Asıl güç, korkularını yenebilmek ve hayatına tutkuyla sahip çıkmaktır. 💖
  • Kötülerin kötülük yapmalarının sebebi; sevgisizlikten ve onun getirdiği güçsüzlüktendir. Bundan sebep, bazen sırf fark edilebilmek için bile gemileri yakarlar. 😔
  • Ying/Yang 💕 Kimse özünde kötü değildir. Asıl kötülük sevgisizliktir. 😐
  • Vee son olarak; bir aşk üçgeninin gizeminde, psikolojik, sanatla iç içe, aksiyonlu, kaliteli bir dizi izlemek isteyenlere tavsiye olunur. 😍



PEKİ "Pi" NİYE ÇEKİLMEDİ VE FİNAL YAPILDI?


Üçleme olarak yazılan kitapların niye Fi, Çi çekildikten sonra bittiği sorusuna Azra Kohen'in cevabıysa şöyle:

"1. sezonda ilk bölüm evet kitaba bağlı ama ikinci bölümden sonra her şey değişiyor. Üçüncü bölümden itibaren  kitaptaki referans noktaları sabit kalarak, sadece birinci sezon için söylüyorum, bambaşka bir hikaye anlatıyorlar. 2. sezonda karakterler var ve o yüzden ikinci sezonda bitirilmesinin kararını aldım.

Bu proje Ay Yapım'ın en gözde projesi. Bunu bana her zaman hissettirdiler. Fakat malzemenin yoğunluğu o kadar fazla ki, o yoğunluğun içinden bir hikaye çıkartıp 60 dakikaya sığdırmak çok zor. Belli yerlere dokunmadan çıkartılan bir hikaye de hikayenin özüne uygun olmuyor. Ellerinden geleni yaptılar. Bu topraklarda bu işi yapabilecek en iyi ekiple çalıştığıma eminim." 


Bu yazımda, özellikle Çi-Final üzerinden oldu anlattıklarım. Diziye dair ilk yazım olan "Fi Dizisinden İzlenimler"i de okumanızı tavsiye ederim.

AYTÜLPEDİA ;)

Afife Jale (1902-1941)  : Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk müslüman kadın oyuncudur. 3 Nisan 1919 tarihinde, Hüseyin Suat'ın, 'Yamalar' adlı oyununda, Emel rolü ile ilk kez sahneye çıktı.






"Fi - Çi" Dizisinin Ardından "Fi - Çi" Dizisinin Ardından Reviewed by Aytül Laçin - Ayna Hikayesi on Salı, Mart 13, 2018 Rating: 5

31 yorum:

  1. Hımm, ben kitaba bire bir gidiyor sanıyordum bu bambaşka bir hikâyeymiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap ve dizi/sinema uyarlaması illa ki başkalaşıyor. İşin içine görsellik girince değişim kaçınılmaz. Ben de yazarın yerinde olsam tek cümlem bile atlansın istemezdim ama, çok bir yolu yok sanırım bunun :)

      Sil
  2. ilk bölümünü izleyip bir türlü fırsat yaratıp devamını getiremediğim bir dizi oldu.Ama kitapları çok kısa sürede bitirmiştim.... İzleyen arkadaşlarım konunun kitaptan uzaklaştığından bahsetmişti....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diziyi izleyince kitapları daha bir merak eder oldum. Azra Kohen benim için özel bir yazar. Aeden'le başladım okumaya, tersten gidiyorum ben :) Konu başkalaşmış da olsa, bu haliyle dizi olarak çok beğendim ben.

      Sil
  3. Aytül'cüğüm hiç izlemediğim için bir yorum yapamıyorum, Afife rolünü inşallah bir gün sen de canlandırırsın zira bu tür ünlü kişilerin hayatını konu alan piyesler sıksık, dönem dönem tekrarlanır. Sana da kısmet olur umarım. Emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh caniim, ne güzel dilek. Afife, çok özel bir rol tabii. Çok yetenekli, pırıl pırıl genç arkadaşlar var. Onları izlemenin tadı çıkarıyorum :) Teşekkür ederim Müjdecim.

      Sil
  4. Ben bu diziyi geçen seneden beri görüyor ama sürekli ön yargı ile yaklaşıyor ve izlemiyordum. Sonra bu Şubat ayında izlemeye başladım ve ardı ardına final bölümüne kadar olanların hepsini izledim. Geçen Cuma akşamı da, saat 9'da final bölümü konduğu gibi final bölümünü izledim. Ardından da başladım araştırmaya :)

    Dört gündür tüm okuduklarımı bir şekilde ben de analiz ettim bloğumda...

    En çok da Azra Kohen'i araştırdım. Çünkü dizi en başta yayımlanmaya hazırlanırken, sizin de alıntısını yapmış olduğunuz şekilde aynı cümleleri kullanıyordu.
    "İkinci bölümden itibaren sadece referanslar var; böylece dizi ve kitap iki ayrı okyanus. Aynı Game of Thrones gibi; ikisi de farklı tatlara ve hikayelere sahip. Kitabını da okusanız sadece dizisini de izleseniz ikisi de muhteşem. Fi de bu şekilde olacak..." diyordu o günler.
    Şimdi yine aynı kelimeleri kullanıp final kararı alıyor.
    Bu çok ama çok ilginç geldi bana ve bu kadın yazar ile ilgili bulabildiğim kadar röportajını izlemeye çalıştım.

    Sanırım, sonuç şu ki; ilk sezon karakterlerle birlikte, sürekli aralara sıkıştırılan filozofik konuşmalara ve çağrışımlara da yer veriyordu. Lakin ikinci sezonda biraz da olaylar karakterlere ve entrikalara kaydı. Çi kitabında yazarın vermek istediği alt metin yerine karakterler ön plana çıktı. Azra Kohen de her ne kadar dizi çok popüler olsa da bunu istemedi.
    Ben ancak röportajlarından bunu anlayabildim.
    Çünkü kitapları için; "Ben bir hikaye anlatıyorum evet ama aslında asıl yapmak istediğim bilgi vermek, bir mesaj vermek, bir ordu oluşturmak." diyor.

    Keşke biraz da sürseydi diyorum ben de aslında...
    Çünkü son bölümde, finalde, son 6 dakika kalmıştı sadece Duru, Can ve Deniz üçlüsüne neredeyse. Sürekli dakikaya bakıp durdum vakit kalmadı daha görmek istediklerime diye...
    Tabii yine de çok güzel ve başarılı bir diziydi. Şimdi yeni bir dizi daha başlıyor; başrolünde Haluk Bilginer var, dizinin ismi Şahsiyet (puhu tv'de)
    Siz de çok güzel alıntılarla açıklamışsınız en dikkat çeken noktalarını bu serüvenin.
    Esen kalın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azra Kohen'in neredeyse bütün röportajlarını izledim youtube'dan. O yüzden Game Of Thrones hakkında söylediklerini de hatırlıyorum :) Ve tabii ki yazarın asıl amacını da. Aynen senin de yazdığın gibi, bilgiyi hikayeyle bütünleştirmedeki başarısına, kurguyu incelikle dokuyuşundaki zekasına hayranım Kohen'in. Aeden'i okuyunca, yazmak istediğim hayalimdeki kitabı yazmış diye düşünmüşlüğüm bile var :)

      Kesinlikle aynı fikirdeyim seninle. Bence de kitaptaki içeriği yansıtamadığı için amacına hizmet etmediğini düşünerek son verdi projeye. Ben olsam sanırım aynı şekilde davranırdım. Ama yine de, bizlere, sıradan döngüde süren, birbirinin neredeyse aynı olan yapımlara karşı bir alternatif doğmuş oldu. İyi de oldu :)

      Çok teşekkür ederim yorumun için. Şahsiyet'e göz atıcam. Haluk Bilginer de usta ve çok beğendiğim bir oyuncu.Yazını okumaya geliyorum. Sevgilerimle...

      Sil
  5. Diziye çekileceğini ilk duyduğumda kitapları okuyan biri olarak, nasıl yapacaklarını merak etmiştim. Gerçekten de yoğun bir konu ve anlatımı zor. Ama Fi dizisini izlerken "ancak bu kadar olabilir, başarılı" diye düşündüm. Bitmesine üzüldüm şahsen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fi hakkında senin de bir yazın vardı diye hatırlıyorum Kadriye. Kitapla aynı olmasını beklemek mümkünsüzü istemek olur diye düşünüyorum ben de. Aynı havadan, başka bir tad almak için çıkmak lazım yola. Bence de, keşke Pi de çekilseydi :)

      Sil
  6. Hımm iyi bir diziymiş. Oyuncular da iyiymiş . Ay yapım in işleri genelde iyi oluyor.
    Başta alıntıladigin sözler de süper. .
    Bunu uygun bir zamanimda izlemeliyim .
    Izledigim tek dizi game of thrones.
    Game öf Throne nin şapşal yapımcıları. Yeni sezon için aylar yıllar bekleyeceğiz herhalde. .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar uzun süren bir diziyi takip edebilir miydim bilemedim. Sevince neden olmasın öte yandan :) Game Of Thrones'u izlemeyen bir ben kaldım galiba :)
      Bu arada, yine gülümseyerek okuduğum bir yorumunuz daha vardı diye hatırlıyorum. Ama mailleri temizlerken yanlışlıkla silmiş olabilirim. Tekrar baktım başka yorum bulamadım. Yayınlanmamış yorumunuz vardıysa kusura bakmayın lütfen.

      Sil
    2. E artık mahkeme de görüşürüz Aytül hanım. Nasıl silersin yorumumu? Ben o andaki duygu ve düşüncelerimi nasıl yakalayacağım şimdi. .. of of..

      Sil
    3. İlahi :)) Ne iyi edip geldiniz bloğuma :))

      Sil
  7. Kitapları okuduğum için filmle nasıl bir bütünlük olacağını merak ediyordum. Fi de kitaba sadık kalınsa da Çi de karakterler ve işleri dışında konu bambaşkaydı
    Çok başarılı 2 sezon oldu sanırım arkası gelemeyecek Çi de bile kitabın km relerce uzağındayken Pi de kapağa bile yaklaşamazlar ,Ülkemiz de espriyi bile kaldıramayan siyaset eleştiriye hiç geçit vermez.
    Kişisel fikrim Çi yi de Pi yi de birebir çekmelerinden yana olurdu.
    Oyuncular müthişti .Azra Kohen alkışları özellikle de kitaplarıyla fazlasıyla hak ediyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar da o yüzden burada noktalama kararı almış. Fi'nin başlarını okuyup ayrıntılara çok girmiş diye sıkılıp bırakmıştım. Aeden şimdiye dek en keyif alarak okuduğum kitap oldu. Sanki farklı kişiler yazmış gibi. Azra Kohen bir konuşmasında, 'diziyi seyredip kitabı okumak isteyenler olacaktır' demişti. Ben bu kesime örneğim sanırım :)
      Yorumundan anladığım kadarıyla Pi'de eleştiriler de var galiba. Azmettim okuyacağım :) Teşekkürler canim.

      Sil
    2. Eleştiriler ,farkındalıklar, her şey ,serinin en iyisi. Aedeni ilk bölümde kafam karıştı kim kimdir nedir şeklinde:))) tekrar başa dönüp okudum sonra da hiç bitmesin istedim.

      Sil
  8. Bak bende birebir ilerliyor sanıyordum.
    Ve dizinin 3. sezonu olacağından çok emindim.

    Bitti madem ben de toplu olarak izleyeyim bari...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim tanıtımında gördüm perşembe akşamından itibaren Show TV'de yayınlıyorlar. Oradan da izleyebilirsin ;)

      Sil
  9. hiç izlemediğim bir dizi -aslında dizi düşkünlüğüm de yok olmasından belki de- ama yazarının ağzından kitapları hakkında anlattıklarını dinlemiştim bir proğramda.bu yorumu okuyunca keşke izleseymişim diye geçti bir an aklımdan. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala, izlemek istiyor olursanız haftaya televizyonda başlıyor ilk bölümüyle. Daha önceden internette yayınlandığı için, heyecanlı yerinde kaldı haftayı bekleyeyim derdi de yok hem ;)

      Sil
  10. NE ŞAHANE anlatmışsın canım
    çok iyi tesbitler var
    ben de bayıldım 3 kitabı da merakla okuyan biri olarak
    bitmesine üzüldüm
    finali ise hiç sevmedim
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim çok teşekkür ederim :) Bitmiyeydi iyiydi gerçekten de :) Sevgiler benden de...

      Sil
  11. ben de hiç izlemedim,fi çi pi diye kitaplar aklıma gelyodu ama ben yabancı bir yazarın kitapları sanıyodum meğersem Azra Kohen diye bir türk yazar yazarınmış..🤔ne kadar kara cahil bi yazarım..😀

    "Kimse özünde kötü değildir. Asıl kötülük sevgisizliktir." 🙏çok doğru..🙂 yorumlama güzeldi,emeğinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç birimiz her şeyi bilmiyoruz, birbirimizden öğreniyoruz :)
      'Aslında iyi bir insan' lafını çok kullanırdım. Herkes uzaydan gelmişim gibi bakardı. Demek hala benim gibi düşünenler var diye sevindim, dizinin ana mesajlarından biri olduğunu görünce :)

      Sil
  12. Azra Kohen'in videolarını izleyip, röportajlarını okuduktan sonra FİÇİPİ üçlemesini okuyup, dizisini izledim. Azra Kohen kitlesel bilince, üretime, bilinçlü tüketmeye, doğaya, canlılara ve birey olmakla ilgili kaygıları var. Aeden'i okurken sarsılacağımı biliyorum. Tanıtım için teşekkürler.

    Kohen hakkında yazımı keşfetmeniz için siteme beklerim.
    https://forestofnoreturn.blogspot.com/search/label/azra%20kohen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı düşünce ve duyguda buluştuğum insanlarla bir şekilde tanışmak çok güzel. Çok sevindim yorumunuza. Ayrıca Aeden dolayısıyla çok rastlantsal bi şekilde arkadaşlıklarım oluştuğunu da söylemek istedim :) Aeden'i mutlaka herkes okumalı diyorum. Benim favori kitabım şu ana kadar okuduklarım arasında. Yazınızı okumaya geliyorum hemen ;)

      Sil
    2. Merhaba Aytül Hanım, Aeden kitabı çıkar çıkmaz alıp okumadım, hala okumayı geciktirmek için direniyorum. Kitap yayınevi bile değiştirdi, ben hala okumamı araya başka kitaplar alarak erteliyorum. Okuduktan sonra deneme yazımı paylaşırım, değerli yorumlarınızı da duymak isterim. Saygılarımla.

      Sil
    3. Zamanını bekliyor demek ki Aeden ;)) Ben de çok sevdiğim halde, kitabın incelemesini yazmayı erteledim. Zaman da geçince daha da zorlaştı. Siz okuyunca taze taze yorumlayın bence. Merakla bekliyorum yorumunuzu. Haberdar ederseniz sevinirim yazınca :) Saygılar benden de...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.