Geçmişin gölgeleriyle huzursuzlanan zihnine, geleceğin bilinmezliğini mi ekledin bir de? Olduğun yerde, acı ve kaygıyla büzüştüğün yetmedi mi? En güçlü yaşam belirtisi olan, nefesini duyuyorum oysa... Bir ejderhanın nefesinde hayat bulmuş gibisin. Öyle sıcak, öyle yakıcı... Soluğun en çok seni yakar görmez misin? Duyguların, güçlü bir hortumun içinde paçal olmuş. Bulanık sulara dönmüş göz pınarların. Bacakların ve kolların, damarlarında kan dolaşmayan Pinokyo'dan ödünç almışsın gibi duruyor.
Burada, böylece oturarak acın diner mi? Altındaki döşek gibi kararmış kalbinle, kaç asırdır gizlendiğini sanırsın dünya dertlerinden? Derdini boynuma sar, ellerini ver, gözlerime bak. Nefesimle nefes vermeye geldim.
Görünmez zincirleriyle hapsettiler seni ateşin içine. Şeytana boyun eğmek de neyin nesi şimdi! Çıkmanın hep bir yolu varken hem de. Dişe diş, göze göz diyen savaş naralarına inat, can'ınla can'a yaşam kat. Çok bildiğini sanan diğerleri gibi, mutluluğu çok görür olmuşsun kendine. Mum alevine karışıp kül olan, onunla yeniden doğan bir pervane kadar aşk kalmadı mı içinde? Ateşin dansını sunuyorum sana. Aşkla kül ol da, yeniden 'sen' ol diye!
Göremediğin, bilemediğin karanlıklarda savunamazsın kendini. Karanlığın gözleriyle görmeyi öğrenmen gerek. Bir ayna al eline, bak şimdi... Yabani ürkekliğini bir kenara bırak. Bir kendin var gözlerinin içinde. Bakmaya daha fazla cesaret ettiğin her an, daha da çoğalırsın. Yeryüzünün gebe toprağı gibi bedenin. Her hareketinle filizlenir tohumlar. Her yanı çatlak içinde kalmış aynan, yenilenir yeniden. Işık dolunca ruhuna, karanlıklarda açan yıldız çiçekleri yeşerir göz yuvarlarında. Gördüğün şey; ejderin nefesindeki ateşten doğan çocuğunun, ana rahminden çıkışını kutlayan sevinç göz yaşları olacak. İşte o zaman, karanlığın gözleriyle görmeye başlarsın.
"... Sen yanmasam, ben yanmasam, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? ..." diyen Nazım Usta gibi, ateşten doğacak aydınlıklara inananlar için...
NOT : Akhisar Postası - Şiir Öykü/Edebiyat Sayfası 5. sayısında, Nazım Hikmet'in doğum günü olan 15 Ocak tarihinde yayımlanmış olan yazımdır. Edebiyat Sayfası, Ali Özenç Çağlar tarafından hazırlanmakta ve her ayın 15'inde okuyucuya sunulmaktadır.
NOT : Akhisar Postası - Şiir Öykü/Edebiyat Sayfası 5. sayısında, Nazım Hikmet'in doğum günü olan 15 Ocak tarihinde yayımlanmış olan yazımdır. Edebiyat Sayfası, Ali Özenç Çağlar tarafından hazırlanmakta ve her ayın 15'inde okuyucuya sunulmaktadır.
Ejder Nefesi
Reviewed by Aytül Laçin - aynahikayesi.blogspot.com
on
Çarşamba, Şubat 28, 2018
Rating:
Bazı şeylerin olması için birilerinin yanması gerekiyor belki de. Güzel satırlar..
YanıtlaSilKaleminize sağlık:)
Aman kimseler yanmasın artık :) Sadece içsel yanışlarımız olsun ki, özümüzden doğalım yeniden...
SilTeşekkürler :)
Ne kadar güzel bir öyke, eline sağlık, ismini okuyunca Fantastik kitap sandım çünkü ismi de çok güzel. :)
YanıtlaSilAllah söyletmiştir inşallah Müjdecim :)) Çok teşekkürler :)
SilBir gün gelir belki daha çok insan aynasına bakabilir;kim bilir!
YanıtlaSilKim bilir, belki, umarım, inanıyorum :)
SilGörselden çok etkilendim hazırlayanların eline vaktine sağlık yazınla bütünleşmiş.
YanıtlaSilCanım gerçekten karşımıza koymalıyız o aynayı ve gördüğümüz sadece görüntüde ki olmamalı .
Keyifle okudum.
Kesinlikle canim ben de çok beğendim görseli. Fotoshop öğreniyorum, bakalım, umarım yakında kendim hazırlarım görselleri :)
SilTeşekkürler, öpüyorum çok...
Güzel ve sürekleyici bir yazı olmuş. Genel olarak sitenizde çok başarılı tebrik ederim.
YanıtlaSilÇok teşekkürler :)
Silçok etkileyici..keyifle okudum.. yüreğine sağlık.. sanki sokratesin bir öğrencisinden "kendini bil" dersi aldım.. :)
YanıtlaSilselamlar... sevgiler...
Estapiti piti :)) Çok sevindim beğenmenize ve benzetmenize :)
SilTeşekkürler, saygılar, sevgiler...
Herkes kendi içindeki şeytanın sesini susturabilmeyi başarabilse keşke.Kullandığın görseller ve başlık yazınla harika uyum sağlamış.Emeklerine sağlık Aytülcüm.
YanıtlaSilUmarım başarabilir ve hep güzele doğru yol alırız yaşam yolculuğumuzda...
SilÇook teşekkürler canimm :)
Güzel bir yazı olmuş, üçüncü paragrafı kendi üstüme aldığımı söylemekle fazla mı cesur sayılırım bilemedim ama uyanmak lazım hakikaten.
YanıtlaSilKalemine sağlık canım. :)
Hepimizin dönem dönem hissettiğimiz duygular yakın birbirine. Sadece yaşayan kişiler farklı :) Teşekkürler Zülalcim.
SilSelamlar , blogunuzu başarılı bulduğumu belirtmek isterim. ayrıca blogumharika olayı fake yani kandırmaca haberiniz olsun.
YanıtlaSilTeşekkür ederim uyarınız için. Aklımda hep bir elim ermedi onu kaldırmaya :)
SilDefalarca okudum. Hem adı, hem içeriği hem de görseli başka alemlere götürüyor insanı. Sanki çağlar öncesinden, bilge bir kişinin ağzından çıkmış. Tebrik ederim:) Akhisar Postası'nda yayınlandığı tarih Usta'ya "Selam olsun." dercesine.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim Osman Bey, çok sevindim böyle düşünmenize ve sizi tekrardan gördüğüme :)
SilNazım Usta'nın doğum gününe denk gelince, kurgu daha bir oturdu kafamda.
Nazım Hikmet ne kadar doğru sölemiş; "sen yanmasan,ben yanmasam,biz yanmasak,nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?" diye..karanlıkların aydınlığa çıkabilmesi için birilerinin yanması ne kadar üzücü aslında..Akhisarpostasında yazdığınızı bilmiyordum,tebrik ederim..🙂 güzel bir makale olmuş,nazım ustaya selam olsun..emeğinize sağlık..🙂
YanıtlaSilÇok teşekkürler Ertuğrul :)
YanıtlaSilYanmadan çıksak aydınlığa güzel olur elbet ama, yenilenmenin başka formulü yok galiba henüz.Selam olsun ustaya/ustalara :)
Cok güzel yazmissin canim. Yanmadan aydinliga cikmak zor biraz oran buran ateslere degecek gelisebilmek,degisebilmek icin. Gorsellere bayildim 😊
YanıtlaSilGeliştiren değişimlerimiz için değer. Teşekkür ederim Deryacım :)
SilDiliniz çok kuvvetli, emeğinize sağlık...
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim yorumunuz için.(Gecikme için üzgünüm.)
Sil