Ayda Bahar Şenliği Var

https://aynahikayesi.blogspot.com/2019/03/ayda-bahar-senligi-var.html
(fotoğraf internetten alıntı)

Ayda bahar şenliği var. Peki ya dünya hangi mevsimde?


Ay güneşe kavuştu bugün. Onca zaman sonra, ona yeniden dokunabilmenin tadına vardı. En sevdikleri vakitti buluşma saatleri. Yazıyı bahar geliş tarihinde yayımlayamayacak olsam da bu bir kutlama. Ve kutlamalar masallarda sabaha kadar sürebilir😇Üstelik hala dolunayı karşılama şansım var ;)

Eşitlenince gün geceye, dünya resetledi bugün kendini. Çok eski zamanların birinde, yılbaşı bugün kutlanırdı diyor içimdeki yaşlı ruh. Geçen yıldan, farkında olmadan ya da fark etsen de bırakamadan üzerinde taşıdıklarını, bırakma zamanı bugün. Yeni yıl gelmiş gibi. Hadi o zaman bu yıldan beklentilerimizi, isteklerimizi düşünelim birlikte. Gözlerini kapat ve elinde bir anahtar hayal et. Yazımı okumayı bitirdiğinde kullanmak üzere avucunda tut. Sihirli bir yolu açıyor bu anahtar. Alice'in diyarı kadar harika mı bilinmez ama,  seninki muhteşemdir belki, nereden bilebilirsin ki? 'Olmazlar'ı kaldır şimdi zihninden. Çünkü zihnin, yine mantık diyor. Bırak sıkıcı insanları geçirsin ele o. Sen cesaretlilerdensin! Özünü hatırlayan kadar özgürlüğe, ve özgürlüğü tattığın kadar sonsuzluğa yakınsın. Şimdi hayal et, ya da hatırla...

Okumaya devam ettiğine göre açılmış gözlerin ;) O halde ben gözlerimi kapattığımda gördüklerimden bahsedeyim. İki arada bir derede benliğim bir süredir. Ev hanımlığı gibi basit bir müessese benim için o kadar önemliydi ki, şimdiki ben bile, kendime şaşırıyorum bazen. Düşün artık nasıl bıkmışım işimden. Aslında bilinen anlamıyla ev hanımlığı bence gerçekten çok sıkıcı. Yani bilinen, yaygın anlamıyla diyorum. Zaten benim ev hanımlığı dönemim başladığından bu yana, sadece canımın öyle istediği zamanlarda boş geçti günlerim. Onun dışında bloğum hep vardı. Kitaplarım ve yazılarını merakla takip ettiğim yazarlar da benimleydi. Uzun lafın kısası, klasik günlük işleri bir an önce bitireyim de, birileriyle sohbete ayırayım kalan vaktimi şeklinde olmuyor tercihim genellikle. Aksine asosyal kategorisi bile, kesişen küme içinde sanki. Ev hanımı benle, ev hanımı olmakla yetinemeyecek kadar bilmeye ve dönüşüme aşık iki kadının araya sıkışmışlığı çatışıp duruyor. Benimki hep işsizlikten :)

Şimdi bunları niye anlattım değil mi? Hani konumuz hayallerdi? Bense şimdiki ruh halimi anlattım. O halde tekrar hatırla! Bugün yılbaşıydı ya hani ;) O yüzden, bu yıl yaşadıklarımı yazıp vedalaşarak, yeni bir dünyaya merhaba demeliyim. Öyleyse şimdi ilk dileğimi söylüyorum; benden bir sürü ben çoğaltacak kadar yazmak istiyorum. Bir ağaç konuşsun mesela bizimle hikayeler aracılığıyla. Belki bir fahişenin ağzından dinleriz acı kokmayan acıklı hikayesini. Ya da dansın tanrıçası Jaya'nın dansı yansır aynadan ve sözcüğe dönüşür notalar vücudunun ahengiyle... Kendimle ve herşeyle buluşmalarımın tanığı olsun yazılarım. Ömrümce sürsün yazma yolculuğum.

Bir hayal, bir geçmiş sene vedası yapalım diyeceğim ama, biraz daha geriye gidip, kendi kelebek sürecimden bahsetmek istiyorum aslında. O da bundan tam 3 yıl önceye dayanıyor. Yani, kendimi mecburiyetlerin mahkumiyet sürecinde gibi hissettiğim iş hayatımı sonlandırdığım yıl. Öyle bıkmışım ki, artık hiç bir mecburiyet olmayacaktı hayatımda. Başka yazılarımda da denk gelen olmuştur belki, -meli, -malı gereklilik kiplerini hiç sevmemem bu yüzden. Ev kredisi gibi dünya işleri beklemezdi ne de olsa benim keyfimin gelmesini. Üstelik ondan daha önceki yıllara dayanıyor aslında bu mecburiyetler silsilesi. Ve işin garibi, o ilk mecburiyet bağlamıştı beni en çok hayata. En yok olmayı dilediğim çaresizliklerimde, iyi ki yaşamak zorunda bırakmış beni. Göbek bağıyla bağlıydık birbirimize, ve hayata. Teşekkür ederim Can evlat 💞 Varlığıma en çok varlık katansın.🙏
Ve 3 yıl önceye dönecek olursak, zorunluluk hislerini uğurlamıştım. Kimini minnetle, kimini kovarcasına. Tam bir kozadan çıkıştı benim için. Ayak bileğimdeki ve evimin her yanında uçuşan kelebekler sanki bana aynaydı. Fakat ben kelebek olup uçuşsam da, her geçiş kolay olmuyordu. Yine nüksetti omuz ağrılarım. Ağırlıkları geçen yılda bırakıyorum öyleyse. Sağlık olsun ;) Bereket ve bolluk diliyorum. Kendim ve tüm dünyamız için. Senin için de... Tarlalara, denizlere, yağmur olup aksın bereket.


Zihnin şeytani oyunlarıyla savaşacak kadar bilgi kuşansın insanlık. Ve vicdan kuşansın göğsüne. Tek kutsalımız yaşam olsun! Gerisi hep hikaye...

Vedalaşma, bu defa yetersizlik duygusu ile o halde. Mükemmeliyetçilik huyumdan dolayı ertelediklerimi olduğu gibi kabul edip, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken, aklımda geçirdiğim vakti azat ediyorum. Bunun yerine elimden geleni yapıp, bırakmayı seçiyorum zamanı kendi yalın  haline. Kum saatlerinin hepsini suyla dolduruyorum sonra. Kumlar sürüden ayrılıp kendi başınalığı deneyimliyor dalga dalga. Yetecek kadar zaman var kendime yolculuğumda. Ve yeterli aslında her şey. Kaygı yaratan yetersizlik hissini bırakıyorum geçtiğimiz yılda. Tek ihtiyacım olan; bıraktığımın yerine karşılayacağım o duygu şu anda. Neşeyi, coşkuyu, aşkın sonsuzluğunu yerleştiriyorum yeniden içime. Bir kozadan daha çıkmış olmayı diliyorum. Yeni kendimi tanıyorum bu defa; 3 yıl önce kelebeğe dönüşen ben bu.  Peki şimdi aynı mı hala? Ya sen neye dönüşmek isterdin? Öyle ya herkesin kozası başka, kırdığı her kabuktan çıkışı başka. Yarınlarımda ne olacağını bilmesem de, sonsuz olasılıklar kapısını açıyorum elimdeki anahtarla. Hayal bu ya; olumsuz olasılıkları şifalandırmayı diliyorum en çok da. Elimden geldiğince, ve kendi yolumca...

Aslında bir çok yeni yıl yazısı gibi; 'yaptıklarım ve yapacaklarım' listesi benzeri bir yazı yazmak istemiştim başlarken. Hatta bu arada ihmal ettiğim bloğumun; Ayna Hikayemin 3. yılını da kutlamaktı niyetim. Ne ara daldım yine okyanuslara, anlamadım :) 11 Martta 3. yılımızı doldurduk benli bizli. Aynamdan gördüklerim buluştursun bizi senin aynanda. Biz'i hatırlayalım bu yeni yılda. Ve ruhumuzun şarkısını söylesin dilimiz bu yıl. Dünyaya da gelsin bahar, bu dolunayla. Çünkü, ayda bahar şenliği var, ruhumda bahar...






NOT: Ertelememek adına, incelemeden olduğu gibi yayınlıyorum yazıyı. Eksik gedik varsa affola :)






Ayda Bahar Şenliği Var Ayda Bahar Şenliği Var Reviewed by Aytül Laçin - aynahikayesi.blogspot.com on Cuma, Mart 22, 2019 Rating: 5

25 yorum:

  1. Bürün dilediklerin gerçekleşsin. Yazı dolu, üretken nice yılları olsun bloğunun :)

    Ve evet, ruhumuzun şarkısını söyleyelim hep .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler canim. Hepimizin gerçekleşsin dilekleri ve o şarkıyı hep duyup söyleyelim :)

      Sil
  2. Ayna ayna söyle bana. Ne güzel anlatmışsın burada:)

    YanıtlaSil
  3. Tüm hayallarine ulaşman dileğiyle güzel kadın ♥
    Bu arada 3 değil 33 yaşını da kutlarız hep birlikte buluşmamıza sebep bolgunun :)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. nice yıllara bol bol yazın biz de okuyalım keyifle inşallah....sevgilerimle canım....

    YanıtlaSil
  5. Koza süreci sancılı evet...Ama o süreç olmadan güçlü kanatlar ve göz alıcı renkler de olmuyor.Nice yıllara :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ahh bu kozalar tam bitti derken bir yenisi başlıyor :) Ama renklere kavuşmak için değer. Çok teşekkürler :)

      Sil
  6. Enerjiniz kendinizi geliştirme arzunuz hiç bitmesin:)

    YanıtlaSil
  7. "İçimdeki yaşlı ruh' sözünü çok sevdim. Zira aynı derdi yaşıyorum. Söküp atabilmek mücadelemiz. Oysa ki başarabilene henüz rastlamadım. İlacının yazmak, fotoğraf ekmek, bir enstürman çalmak, kısaca süratle birşeylerden kaçmak diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşlı ruha dert demeyelim de, olgun ve bilmeden bilen yanımız diyelim :) Günlük hayat koşuşturmacasından sanata kaçabilmek/sığınabilmekse dediğiniz gibi ilaç etkisi gösteriyor. Ne güzel bu tadı bilenlerle buluşmak ;)

      Sil
  8. Bloglar gibisi var mı :)
    Ben de beklerim, sevgiler :)

    YanıtlaSil
  9. Bütün istekleriniz gerçekleşsin :)
    Sayfanızı yeni takibe aldım. Sizleri de bekleriim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım hepimiz dileklerimiz doğrultusunda yaşarız. Geliyorum ziyarete ;)

      Sil
  10. ay nasıl da güzel bir yazı bu yaaaa :) tımıms yaz, yazalııım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Deepcim :) Eveet yazmak alışkanlık yapıyor dimi:))

      Sil
  11. Keske klonlanabilsek. Ben de ev hanimliginin klasik sekline hic uyduramam kendimi. Yapilmasi gerektigi icin yapilan isler benim icin. Gerisi ailem ve yazmak 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep diyoruz ev işlerini Marslılar yapsın diye de bi gelemediler işte :)
      Her gün kendini tekrar eden şeyler bizlik değil canim hep bir yenisi eklenmeli ;)

      Sil
  12. Aytülcüm nice yaşları olsun blogunun . Yazmaya hep devam et. Ayna tut kendine okurlarına;)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.