Dansın Sesi


https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/2016/10/dansn-sesi.html?showComment=1477862525658#c3212140910628968406

"Sahnedeyken benliğimi unutuveriyor, her şeyimi Tanrı'ya sunuyordum.Böylesine kolay soyunmam bu sayedeydi; çünkü ben, o anda, bir hiçtim; bedenim bir hiçti; kainatla eşgüdümlü bir hareketler bütünüydüm yalnızca."


Ben kim miyim? Bilmiyorum...
Herşeylerden arınıp, çıplak doğuyorum.
"Çıplaklık gerçek olandır.Gerçek güzelliktir.Sanattır.Ve bunun içinde asla ve asla bayağı olamaz.Benim bedenim sanatımın tapınağınıdır.Çıplak bedenimi, güzellik tapınağının hazinesi olarak sergiliyorum."

Sanırım doğumuma olanak sağlayanlardan birinin sahip olduğu ırklardan bir tanesi de Kızılderili.Çünkü, buraya geleli beri henüz ismim belirlenmedi.Gelişecek bir durum bekliyorlar sanki.Beni yansıtan bir ismim olsun diye Kızılderililer gibi.Ve başlangıçta sahip olduğum ilk ve tek ırkın geleneğine(?) göre de, kendimi tanımaya ve hatırlamaya başladığımda ismimi kendim seçebilirmişim.Nereden mi biliyorum?.. Hayatta kalmayı başarana kadar hatırlayabileceğim, bu bilgilerle geldim buraya.Sonra... Unutacağım.Taa ki, yeniden öğreninceye kadar...


Yeni doğan, sırayla hangi duyguları öğrenir sizce?
Peki kaç çeşit duygu vardır ki, doğduktan sonra ilkiyle başlangıç yapılsın.Önce hayatta kalma duygusu olabilir mi?Bebeğin ilk yaptığı davranış annesinin memesini aranmak olmuyor mu ağlamanın ardından?Karnı doyup altı temiz olduğundaysa, onun  ihtiyaçlarını karşılayan kişiye karşı ilk hissetiği nedir peki? Güven mi...Ya sonra hangileri?Kaç duygu yaşar insan hayat boyu?

Aklımdan geçen duyguları yüzüme yansıtmaya çalışarak, suratımı şekilden şekile sokuyorum.Dudaklarım bükük, kaşlarım düşmüş, gözlerim dolu dolu.Ardından kaygılı bir görüntü vermek istiyorum yüzüme.Şaşkınlıkla korku bir olup baskın çıkıyor.Parmaklarım yerleşiyor ağzımın kenarlarına.Derken omuzlar kulaklarıma değecek kadar yaklaşıyor başıma.Yetmiyor, vücudumu kullanıyorum.Tüm vücudumu kullanıp, bütün olduğumu hatırlıyorum.Ve sahne !


Kendimi en güvende hissetiğim yerdeyim.Sahnede.Binlerce gölge var etrafta.Bazılarının gözlerini sadece ışık olarak seçebiliyorum..Arada bir parlayıp yok oluyorlar ateş böcekleri gibi.Spot ışıklar gözümü alıyor arada bir.Müzik başlıyor ardından.Önce gözlerimi kapatıyorum.Artık tüm gölgeler karanlığa gömülüyor.Bense, siyah bir fonda renklerime bürünüyorum tek tek...Yuvamdayım artık.

Gözlerimi açışımla, yüzüm ve bedenim her kıvrımıyla eşlik ediyor bana.Bazen gözyaşım, bazen müziğin sesinden duyulmayan kahkahalarım eşlik ediyor vücuduma.O oluyorum, , sen oluyorum, ben oluyorum, biz oluyorum ...

Dans, sözcükleri seslemeden söylemektir.Ve bundan sonra beni sesleyecek sözcük doğuyor dansımla.Gülümseyerek yaklaşan, tanıdık biri gözlerime bakarak sesleniyor.Bir kez daha, bir kez daha sesleniyor...

Dansın sesi;  Jaya ...



NOT :    Jaya, Mata Hari ve Isodora Duncan kadar gerçek, ama gerçek olamayacak kadar da ütopik bir kadının hikayesidir.Tümünü "Jaya"  yan başlığıyla yayınlayacağım.Hiçbir bölümü birbirinin devamı olmayan, ama bütünün parçaları olan hikayelerden oluşacak bir Ayna Hikayesi...

Hakkımda | Aytül Örcün - Ayna Hikayesi

Aytül Örcün - Ayna Hikayesi
1975 Akhisar (Manisa) doğumluyum.Kızım Doğa dünyaya gelmeden hemen önce, Anadolu Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği Bölümü'ne veda ettim.Uzun yıllardır -benim için dünyanın başkenti- İzmir'de yaşıyorum.Kalbim hep 35 buçuk atıyor ;). Daha Fazlası

22 yorum:

  1. Ne kadar güzel. Dans, bale, vals bilmesem de seyretmesine bayılırım. Valsle, baleyle dalga geçenler, kötüleyenler utansın. Herkese nasip olmaz bir yetenek ve sanat türü.
    Sevgilerimi bıraktım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dans,hele ki kuralları belirleyen ruhsa muhteşem...
      Sevgiler Müjdecim. ..

      Sil
  2. En temel mücadele,hayatta kalma mücadelesidir.Siz de ne güzel anlatmışsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.Herşey öyle başlayıp öyle sürüyor ;)

      Sil
  3. İnsan sevdiği şeyi yaparken zamanı hissetmezmiş :) Bu da sizin haya ben de varim deme şekliniz.

    YanıtlaSil
  4. Waaaoow büyülendim. Nasıl güzel bir anlatım olmuş. Sahnede başkalaşmak bu sanatın aşık kişinin yapabileceği ender bir davranış biçimi olsa gerek. Onlar da kendilerini belli ederler di mi. ayy nasıl güzel bir yazı olmuş Aytülcüm. o baştaki söz birden irkildim nasıl hisli bu yaa.. dur ben bunu paylaşayım canım sosyal medyada ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deryacım nasıl mutlu oldum anlatamam.Kızımla kritik yapıyorduk tam da şimdi.Anlatmak istediğimi anlatamadım sandım.O da anlatıcı olarak yazsaydın belki daha mı iyi olurdu, hikayeyi ben bildiğimden mi... falan filan yazıya gömülmüş durumdaydım;))Çok çok teşekkürler canim ;))
      (Bu arada baştaki söz Paulo Coelho-Casus kitabından alıntıladım.Yazının bütünü bozulmasın diye oraya yazmadım.)

      Sil
  5. Adı üstünde.. güzel sanatlar.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü nokta atışı yaptım😂

      Sil
    2. Bu arada, bu hikayenin çıkış noktalarında yerin var.Şu bizim "koza"yı yazmak üzere oturmuştum bilgisayar başına, ortaya "Jaya" çıktı.Bir bağlantıları var belki;) ?...

      Sil
  6. Tek kelime ile ''bayıldım''.
    Ben bunu bir kitaptan bir bölüm zannettim. Dil o kadar güzel, o kadar akıcı, hikaye büyüleyici zaten. Raflarda da görsek keşke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif İpek çok sevindim.Hepimizin hayallerimizden biri raflardaki hikayemiz.İnşallah diyelim.Çok teşekkürler.(Bir sonrakini de yazdım göz at istersen;)

      Sil
  7. Aytül bu nasıl güzel bir hikaye bambaşka bir aleme gittim. Doğumun mucizevi hikayesini gördüm =). Nereden buldun bu kelimeleri bence bundan müthiş bir kitap çıkar gerçekten. Ben yorum yapmakta zorlandım yani hikaye ve başlangıç o kadar güzel ki gözüm de canlandırarak okudum, bir bebeğin dünyaya gelişini izler gibi. Zorlandım dedim ya ne diyeceğimi bulamadığımdan zorlandım. Yanlış bir şey söylersem büyü bozulurmuş gibi hissettim =). Kalemine sağlık Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay Zehraa çocuk gibi seviniyorum böyle şeyler duyunca.Her yazımı içime sindire sindire yazıyorum ama, laf aramızda, bu iki yazıyı yazarken birebir yaşadım sanki o an.Garip bir duygu.Kafam mı iyiydi diycem de, aylardır balıklar ağlıyor yalnız yenilmekten ;) Oluyor bazen demek ki ;) İnşallah devamında da sürer.Sağolasın Can Zehra.Kap,kalp,kalp ;)

      Sil
  8. Bu arada Mayısın sana seslenmekten sesi kısılmış öyle diyor =)). Elçiye zeval olmazmış =)) ♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim ben ulaştım sonrasında.Benim instagramla pek aram yok gerçi(teknolojik özürlerden) ama sen demiştin ya iletişime geçebileceğimiz bir yol için.O yüzden beklemedeyim.

      Sil
    2. Ben geldim ayaklarım koptu koşmaktan :) :) Aytül sana ulaşmak baya zaman alıyor :) bende ınstagram yok mailini aldım zehranın :) artık seninkinide alırım nasıl 3 lü koalisyon kurulur o kısımda düşünceler içersindeyim. Sanırım zehranın dediğine gelicegiz gibi sonunda Hep isterdim dans etmeyi hep başka başka baharlara kaldı. ÖYlede yıllar yılları kovaladı. Güzel bir anlatım olmuş 10 NUMARA YILDIZLARDAN ÇALALIM 10 YILDIZ SANA GELSİN :) Hepsi senin olsun :)

      Sil
    3. Hoş geldiiin ;) Ayy kıyamam sana benn.Olmuyacak bu böyle.En kolayı WhatsApp'tan konuşalım doya doya.Senin mail adresini bulamadım bana mail atar mısın aytuldoga35@gmail.com
      10 yıldızı aldım, ışığında dans ediyor Jaya.Benim sana hediyem de son yazımla gelir belki ;) Kalp,öpücük,kalp......................

      Sil
  9. İnsanın kendisi için dans ettiğini görmek,hissetmek ayin-ibadet vekutsanmış bir teşekkür gibi ne güzel böyle birini izlemek isterim hep.
    Tebrikler harika bir anlatım-tanıtım ve kendinden emin olma hali H A R İ K A...!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böylesi güzel sözler duymak ne büyük mutluluk.Çok teşekkürler.Ama en çok Jaya'nın dansına, -bunları hissederek- katıldığınıza sevindim ;)

      Sil