Challenge/1 - Ayna Gibi




https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/
  • Challange / Meydan Okuma // 1 //  Beş Sözcük - Sen
Akşam Sefası bloğunun sahibi arkadaşımda gördüm ilk kez challenge/ cellinc olayını.Merak ettim anlamına baktım internetten.Çok da açıklama bulamadım.Anladığım kadarıyla mim gibi, ama değil.Ne güzel anlattım demi ;) Bilmemek değil, öğrenmemek ayıpmış diyerek  bu challenge'in ele başını buldum.Sonik Hanımmış kendisi.Berfin sağ olsun sen de yaz deyince, içinde buldum kendimi ;)

İlk soru; Beş sözcükle kendini anlat.
Başkalarını anlatmak farklı oluyor.Hakkında düşündüğünüz sözcük kırıcı olmasın diye kaçınsanız da bazen, yine de daha kolay gibi.Kendini anlatırken de önce, güzel yanları geliyor insanın aklına. Egonun karşı konulması güç yanından mıdır bilmem ;) Arkadaşlarım sosyal medyadan faydalanıp arkadaşlara sormuşlar kendilerini.Ben de iki arkadaşıma sorabildim.Çünkü insanların kafası o kadar meşgul ki kendileriyle, bana beni anlat diyemedim.

Emily dedi ki; "Kural tanımaz, eğlenceli, unutkan, dost, çekici."
Nurlu güzel; "Saf, dost, marjinal, unutkan ..." dedi ;) Gerisini yazamayacağım.Çünkü iş geyiğe döndü ;)
Kızım; "Yaratıcı, iyimser, çekici" deyip diğer ikisini düşünüyordu ki, kötü özellik de olabilir dememle, içinde tuttukları dökülüverdi.Laf sokmayı ve kendimi haklı çıkarmayı seviyormuşum.Nayııırr! Öyle değilim tabii ki.Hep ergenlikten bunlar ;)

İnatçı, garantici, açık görüşlü, yaşama sevinciyle dolu, çılgın (kırık ;) da eşimin 'saklı literatür'ünden çıkanlar oldu ;) İyi oldu bu sorular, gerçekleri öğrendim.Yani ben kötü yönlerim de olabilir diyerek onların işlerini kolaylaştırmaya çalışırken oldu mu şimdi bu? Pek de güzel oldu,çok da güzel oldu.Ne kadar demokrat bir aile olduğumuzu da tekrar anlamış olduk.

Ama asıl soru; "kendini anlat"mam üzerineydi, başkalarının anlattıkları değil.Yine de başka gözlerden bakmak da eğlenceli oldu kendime.Sevdim ben bu challange'ı.

Gelelim soruya cevabıma;
*İnatçı: "Ayak direyen, inat eden, direngen.Başlıca bir görünüş olarak özgürlük ihtiyacının anlatımıdır.Bazen özgürlük tutkusuna kadar yükselebilir" diye yazıyordu kaynaklarda.Benimki biraz da; gözlem ve deneyimlerim çerçevesinde oluşmuş, aynı zamanda kendimle birleşmiş bir inatçılık sanırım.Hayır demesi gereken yerlerde kendini korumaktan aciz insanlara, ve baskıyla isteklerini yaptıran her şeye asilikle karşı koyuş sanki.

*Uyumlu: "Çevresine karşı, kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki yapabilme yeterliliği olan yada bu yeterliliği eyleme dönüştüren (kişi)" Sanırım bu ilk iki özellik, birbirinin zıddı olarak geldi bir araya.Zaten zıtların birliği de bu değil mi? ( Burada yazar'ın başında bir ışık yanar ve diyalektiği kendisinin bulduğuna zanneder ;) )

*Marjinal : "Toplumda bir kümenin içine girmeyen, onun en ucunda yer alan, aykırı (kimse).Entel ve entellektüel sözcüklerinin karıştırılmasına benziyor bu sözcük.Çünkü entellektüel olmaya özenen ancak, bunun için yeterli niteliği kazanmamış kimseyle, aydın kişileri bir sayanlar bile oluyor.Marjinallik de biraz öyle.Aykırı olmaya özentim, -dışarıya hiç çıkmamış olsa bile- gençlik yıllarımda kaldı.Halihazırda süren aykırı yanımsa; uçlarda bir görüntü sergilemeyi seçtiğimden değil, aynada kendimi arayışımdandır.Ayna gibi yani.Hep var olan, ama fark edilmeyeni hissedebilme isteğinin sonucu olan bir görüntü topluma farklı geldiği için;  Marjinal.

*Güvenilir : Annem bazen benim için "kessen söylemez" diye bir tabir kullanırdı.Yine aynı hissi veren bir anım da var.Çalıştığım bir iş yerinde üç çalışan olarak, patronla sohbet ediyorduk bir gün.İki arkadaşıma da gelecekteki hallerine dair düşündüğünü söyledi.Birine, garsonluğa devam edeceğini, diğerine; kendi restoranını açacağını söyledi.Sonra sustu.Dayanamayıp; "Ben,ben?.." dedim."Senin ne olacağını bilmem de, birilerinden kaçsam ve bir çuval altınım olsa sana saklanırım.Sen beni kimselere vermezsin." dedi.Tabii çok onore oldum.Ama şimdi insanın kendini güvenilir addetmesi de pek etik değil yani.Bu kısmı, beni tanıyanlara ve tanıyacak olanlara açık bırakmalıyım.

*Bencil/Fedakar : Eh yazar diyalektiği artık bulduğuna göre, beşinci özelliğim de içsel hesaplaşma olsun.Görüntüye dair tanımlamam da, bakan gözlerin görme biçimine kalsın.Kendine uzanan el kimden veya neyden olursa olsun, illa ki tutar.Yeter ki; inansın.Ve yapabileceği her şeye hazırdır.Ama insan doğasının ilkelliği peşini bırakmaz bazen.Ego yapışır üzerine yapışkan bir sıvı gibi.Fark etse de kurtulması zaman alır.

Sevdim ben bu etkinliği 😊 Kendime meydan okumak sanki.Ya da yüzleşme.Ayna gibi ya da... Hep var olan ama, fark edilmeyen....
Ayna Hikayesi, kendimden doğduğum yer olduğuna göre, deneyimlerimi analiz edebilmeme yardım eden -yol arkadaşım-  değil mi zaten?..


Ve son olarak, -birkaç denememin ardından- beğendiğim tek şiirimin de bu yazıda olmasını istedim.

"Kurallarım ol, kuralsızım ol.
Tanrım ol, tanrı tanımazım ol.
Tanrıların ve kuralların olmadığı bir yerde,
Yaşayalım kendi kurallarımız, ve kendi tanrılarımızla."
                                                            Aytül'den İnciler ;)


İncelemek, yada katılmak isteyenler için sorular:

https://aynahikayesi.blogspot.com.tr/


Hakkımda | Aytül Örcün - Ayna Hikayesi

Aytül Örcün - Ayna Hikayesi
1975 Akhisar (Manisa) doğumluyum.Kızım Doğa dünyaya gelmeden hemen önce, Anadolu Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği Bölümü'ne veda ettim.Uzun yıllardır -benim için dünyanın başkenti- İzmir'de yaşıyorum.Kalbim hep 35 buçuk atıyor ;). Daha Fazlası

18 yorum:

  1. Güzel bir etkinlik.Uzun bir etkinlik diye katılmamıştım ben.Sen de yüzleşmelerinle ve samimiyetinle hakkını vermişsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben de her gün yazamam büyük olasılıkla ama güzel oldu ;) Teşekkürler canim ;)

      Sil
  2. Güzelmiş yaaa. İnsanın kendini anlatması çok zor. Ben beceremiyorum:) Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canim teşekkürler ;) Kendini anlatmaya çalışırken, kendini daha iyi anlamana yardımcı oluyor.Sen yazarsın bence ;)
      Sevgilerimle...

      Sil
  3. birbirimizi tanımak adına güzel oluyor böyle etkinlikler..
    sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle Fatmacım teşekkürler, sevgiler ;)

      Sil
  4. Harika olmus bu.. Iyiki basladin.. ha gayret yetis bize.. Yada nasil istiyorsan.. ama güzel bu Challence/Meydan okuma sorulari.. Hem kolay gibi, ama zor. Zor gibi, ama kolay.. hadi sana kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canimm sağol,sayende başladım.Ama çok geç başladım.Yetişmem çook zor ;) Sorular basit ama ciddiye aldığımız için düşündürüyor.Aynen dediğin gibi, gibi gibi ;)

      Sil
  5. Güzel bir yüzleşme olmuş:) Aynadan yansımalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynadan yansımalar koyacaktım başlığı son anda değiştirdim ;) Çok teşekkür ederim ;)

      Sil
  6. Ne güzel, içten bir anlatım olmuş. Aynaya bakarak yüzleşme gibi. Eleştiriye açık olmak da güzel.
    Sondaki şiir de ne güzel. Denemeye devam...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canim ;) Pek şiir de sayılmaz işte öylesine bir iç döküş gibi ;)

      Sil
  7. Aynalar yalan söylemez...!
    Tebrikler.

    YanıtlaSil
  8. Aytül ne güzel yazmışsın yine..
    Çok sevdim cevaplarını ve kendini tanımlamalarını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürle İpekçim.Biraz geç kaldım dönmekte kusura bakma.Kocaman sevgiler...

      Sil
  9. Aytülümm, benim güzel tosbiğimm tamda işte böyle aynadan bakar gibi anlatmışsın kendini 😊. Seni %100 tanımasamda sohbetlerimizden bildiğim tanımaya çalıştığım, yazılarından seni bulup çıkarttığım kadarıyla işte Aytül dediğimsin ne güzel anlatmışsın, ne güzel anlatmışlar seni. Zaten biliyorsun anlatımlarını seviyorum. Seni biraz daha yakın tanımama vesile olan bu meydan okuma işini sevdim ben 😊. İyi ki tanımışım seni ben, iyi ki aynada gözlerimiz buluşmuş. Aynı şehirde yaşamış olmanın verdiği avantajla yakın zaman da buluşacağımıza ve yıllara yayılan bir dostluğa imza atacağımıza inancım sonsuz 😍. Çok ağır en ağır tosbik ünvanını elimde tutarak bu kadar geç geldiğim için affına sığınıyorum ve sana kurabiye kokulu sevgilerimi bırakıyorum sarılmayı unutma tamam mı 🤗😙😍❤💕

    YanıtlaSil
  10. Kurabiye kokusu en çok sıcaklığı hissettiriyor bana.Bir Kurabiyem, bir de kurabiye kokusunu hissettirenim olduğu içinse çok şanslıyım.Kokular tüm duyular gibi çok önemli.Ama ben en çok kokuyu seviyorum sanırım.Aklıma Ahmet Arif'in dizeleri geldi; "Seni anlatabilmek seni..." Kurabiye kokulum, seviyorum seni........

    YanıtlaSil